Dijital etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dijital etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Chip Online Turkiye

chip.com.tr Sitesindeki Günlük gelişmeleri iGoogle sayfanizdan takip edebilmeniz icin hazirlanmis güzel bir araç.

Cep telefonları ve servisler

“Cep telefonları ve servisler ayrılmaz bir bütüne dönüştü”

Levent Daşkıran

SON zamanlarda mobil servisler konusunda hızlı gelişmeler yaşanıyor. Mobil operatörler sundukları ek servislerle kullanıcıların sahip olduğu hatların konuşma dışında da birçok şey için kullanılabileceğini anlatmaya çalışırken, aynısını cep telefonu üreticileri de yapıyor. Uzun zamandır cep telefonlarını birer iletişim cihazı olmaktan çıkararak kapsamlı birer çokluortam platformu haline getiren üreticiler, şimdi de bu yetenekleri içerikle bütünleştirerek değer katma arayışındalar.
Bu alandaki çabalarıyla en çok ön plana çıkan şirketlerden biri de Nokia. Son dönemde internet ve mobilitenin birleşmesini mobil alanda yaşanan en büyük gelişme olarak nitelendiren Nokia, cihazlarını internet servislerinden kapsamlı olarak faydalanacak şekilde tasarlıyor. Nokia Türkiye Genel Müdürü İmfred de Jong, tam da bu noktada cihazların yeteneklerini daha verimli kullanılabilir hale getirecek servislerin önemli olduğu görüşünde. Jong örneğin navigasyon özelliğine sahip N95 ve N96 gibi modellerin bir süredir navigasyon hizmetiyle birlikte sunulduğunu, çünkü böyle bir özelliğin ancak böyle bir servisle çok daha büyük bir anlam kazanacağını belirtiyor. Buna bir diğer örnek de, Nokia’nın birkaç hafta önce 5800 modeli dokunmatik ekranlı cep telefonuyla birlikte tanıttığı ve 2009 başlarında hizmete girmesi beklenen “Comes With Music” servisi. Bu servis, Nokia’nın müzik yönüyle ön plana çıkan telefonlarıyla birlikte gelecek ve servise dahil olan şarkıları sınırsız olarak indirme ve saklama fırsatı sunacak. Tabii Nokia’nın bu konuda yaptığı yatırımların büyüklüğü de azımsanacak gibi değil. Örneğin şirketin geçen yıl satın aldığı navigasyon konusunda uzman Navteq’in Nokia’ya maliyeti 8.1 milyar dolar.
Servislere yatırım hız kazanıyor
Peki neden Nokia son zamanlarda servislerle bu kadar ilgili? Jong’a göre bunun nedeni, müşterilere telefonla konuşmaktan çok daha fazlasını sunabilmek. “Burada önemli olan cihazın servisle bütünleşerek bir çözüm ortaya koyması” diyor Jong, “Üstelik biz bu çözümün anında kullanılabilir olmasını da sağlıyoruz. Yani cihazı aldığınız anda hazır gelen ayarlar ve yüklenmiş yazılımlarla söz konusu servisten anında faydalanmaya başlayabiliyorsunuz”.
Şirketin müzik ve navigasyon dışında bir diğer odak noktası da mobil e-posta. Nokia özellikle son çıkan E71’de olduğu gibi E serisi cihazlarıyla bu konuya odaklanmayı tercih ediyor. Peki servis işi ne olacak derseniz, onun da cevabı şirketin satın aldığı son şirkette gizli: Merkezi Kanada’da bulunan, e-posta ve anlık mesajlaşma konusunda çözümler sunan OZ Communications.
E-posta, navigasyon, müzik tamam da, peki video işi ne olacak? Jong, Nokia’nın yeni modellerinde daha büyük ve net ekranlar kullanarak bu sorunu biraz olsun hafifletmekle birlikte, cep telefonlarının boyutlarının bu konuda sınırlayıcı olduğunu kabul ediyor. Fakat bu konuya çözüm getirecek bazı uygulamalara canlı tanık olacak kadar şanslı olduğunu şöyle anlatıyor: “Örneğin bir kalem var. Klavyeyi altına sunu cizasıyla yansıtırken, üstte de holografik bir görüntü oluşturuyor. Böylece ekran boyutu bir sıkıntı olmaktan çıkıyor”. Jong, “Teknik olarak ne kadar zor görünürse görünsün, zaman içinde karşımıza çıkacak tüm sınırları aşmanın bir yolu olduğuna inanıyoruz” diyor.

leventd@interpromedya.com.tr

Ekranlar büyüyor, tasarım öne çıkıyor

Ekranlar büyüyor, tasarım öne çıkıyor

Ceren Moral

GEREK son kullanıcı gerekse kurumsal kullanıcı tarafında LCD ekranlara olan ilgi artıyor. Son ekonomik krize kadar pazarda yaşanan dönemsel dalgalanmalar bu artışı çok fazla etkilemiş gibi görünmüyor. LCD ekran pazarını ve Acer’ın pazardaki konumlanmasıyla ilgili İnfronic Ürün Müdürü Mahmut Ulucan’la konuştuk.
Mayıs ayından bu yana Türkiye pazarında ve dünyada yaşanan dalgalanmalara işaret eden Ulucan, bu süreç dolayısıyla genel bilişim pazarında son dönemin çok parlak geçmediğini belirtti. Gelecek ayların satışlar için kritik dönem olduğuna işaret eden Ulucan, genel Türkiye pazarıyla ilgili bazı rakamlara değindi: “Türkiye pazarında geçen yıl toplam 2,5 milyon adet LCD ekran satıldı. Geçen yıl pazarın yüzde 90’ını LCD bilgisayar ekranları ve yüzde 10’unu ise tüplü ekranlar oluşturuyordu. Bu yıl bu oranın yüzde 96’ya yüzde 4 olması bekleniyor. Bu yıl yaşanan ekonomik durgunluk dolayısıyla yaklaşık 2,7 milyon satış adedine ulaşılacağı tahmin ediliyor. Ekonomik durgunluk olmasa bu rakamın 3 milyonun üzerine çıkması bekleniyordu.”
IDC rakamlarına göre Acer’ın LCD ekran tarafında satış rakamlarıyla ilk on içinde yer aldığını bildiren Ulucan, “LCD ekran satışlarına adet ve ciro olarak bakmak lazım. Adet olarak bakıldığında genel olarak ilk on içinde yer alıyoruz. Cirosal anlamda ise sıralamada daha önlerdeyiz. Çünkü Acer’da ürün gamı oldukça yaygın. Giriş seviyesi ürünler olduğu kadar daha üst seviye ürünler de yer alıyor. Bu da rakamlara yansıyor” dedi.
LCD ekranlarda yeni eğilimlere değinen Ulucan, 2008 itibariyle satılan ana ürünün 19 inç geniş ekran haline geldiğini ifade etti. Türkiye’de satılan LCD’lerin yaklaşık yüzde 50’sini 19 inç geniş ekranların oluşturduğunu söyleyen Ulucan, yeni dönem eğilimleri hakkında şu bilgileri verdi: “2009 yılına kadar bu eğilim devam edecek. 17 inç satışları hala devam ediyor ama satışlarda azalma söz konusu. Bu grubun satış oranı yüzde 25 civarında. Yıl sonuna kadar yüzde 10’a düşmesi öngörülüyor. Onun arkasından da 22 inç geliyor. Şu anda bu ürün grubunun oranı ise yüzde 10 seviyesinde. 15 inç yüzde 1,2 oranında görünüyor. Gelecek yıla belki bu oran da kalmayacak. 15 inç bitti. Eğilim ekranların büyümesi paralelinde ama ideal boyut 22 inçe oturacak. Diğer yandan tepkime süreleri sürekli azalıyor. Başlangıçta yüzde 24 olan bu oran 16’ya ve sonra 5’e düştü. Şimdi 5 standart oldu ve 2’ye düşüş başladı. Çözünürlükler ve kontrast oranları da artıyor.”
Yeni eğilimler kapsamında parlak ekran ve parlak kasa öne çıkmaya başladığını belirten Ulucan, piyano siyahı ve beyazı gibi kavramların da bu sayede hayatımıza girdiğine dikkat çekti. Ulucan eskiden sadece teknik özelliklere dikkat edilirken şimdi tasarımın da önemli olmaya başladığını vurguladı.
Yerel pazarda durmak yok
LCD ekranlar ve LCD TV’ler özellikleriyle her geçen gün yakınsıyor. Teknik özellikler açısından bakıldığında bu ürün gruplarının neredeyse buluşmuş durumda olduğunu belirten Ulucan, “Aslına bakarsanız fiyat olarak da yok. Sadece televizyonların içine konan TV tuner ve birkaç ek özellik maliyet farkı yaratıyor. Türkiye’deki bu ürünlere uygulanan vergilendirmeler nedeniyle TV’lerle ekranlar arasındaki fiyat farkı büyüyor. Yurtdışında da bu fiyat farkı oldukça az” şeklinde konuştu. Acer’ın Türkiye pazarına güvendiğini kaydeden Ulucan, son dönemde yaşanan krizin bu bakışı değiştirmediğini belirterek; “Çalışmalarımızda ve hedeflerde bir durulma yok aksine artarak devam ediyor. Acer, Türkiye pazarına iyi bir yatırım yapmıştı. Bu yatırımın karşılığını 2007’de aldı ve 2008’de de almaya devam ediyor. Türkiye pazarı genç nüfuslu bir pazar. Acer bu pazardaki enerjisini kesinlikle azaltmayı düşünmüyor. LCD pazarının büyümesinin yüzde 10 civarında olması bekleniyor. Acer tarafında bu büyüme oranının yüzde 20-25 civarında olmasını hedefliyoruz” dedi.

cerenm@interpro.com.tr

Kontörleriniz Boşa gitmesin!

Cepte kontör düşmanı ‘aktif arama’ tuzağından nasıl kurtulacaksınız ?

Cep telefonları ile arama yapıldığında ekranda beliren ‘aktif aramalar’ yazısının kontör kaybına sebep olduğu iddia edildi.

Zaman’ınhaberine göre; Her arama sırasında ekranda beliren ‘aktif aramalar’ yazısı sebebiyle karşıdaki kullanıcıdan bir kontör düştüğü tespit edildi.

Kamudan üst düzey bir yetkili duyum üzerine konuyla ilgili araştırma yaptığını, bilgi almak için başvurduğu cep telefonu şirketlerinin aktif arama sonrasında oluşan kontör kaybını doğruladığını söyledi. Şirketler aynı yetkiliye kontör kaybı yaşamaması için yapması gereken işlemleri de anlatmış.


Cep telefonu kullanıcılarının ekranda beliren aktif arama yazısını iptal etmesi gerekiyor.

Telefonda sırasıyla ##002# tuşlanarak arama yapılıyor ekranda ‘Aktarma iptal edildi’ yazısı beliriyor. Bu sayede gelen her aramada ekranda beliren aktif arama yazısı kaldırılıyor.

‘Aktif aramalar’ yazısı iptal edilmediği müddetçe, aranan kişiye ulaşamayanlardan bir kontör düşülüyor. Eğer aranan kişinin telefonu da telesekreter ayarlı ise dinlenen bir saniyelik ‘aradığınız kişiye ulaşılamıyor’ mesajı için de kullanıcıların ayrıca bir normal arama karşılığı ücretlendirildiği belirtiliyor.

Kullanıcı, eğer iki dakika sonra yine ulaşamazsa 1,5 kontör kaybı daha oluyor.

Telesekreterin ücretsiz zannedilmesi tüketicileri mağdur ediyor. Telefon şebeke istasyonu yetkilileriyse bilgi almak isteyen kullanıcılara; ##002#’yi arayarak telesekreterin kaldırılabileceğini anlatmakla yetiniyor. Aboneler “Kullandığımız telefonların bütün özelliklerini bilmiyoruz. Bizden habersiz neden bu tür uygulamalar yapılıyor.” şikayetinde bulunuyor.

Şekerleme gibi USB sürücüler

KINGSTON, yeni ürünü DataTraveler Mini Slim USB Flash belleklerini piyasaya sürdü. Siyah, mavi ve pembe renk seçenekleriyle tüketiciye sunulan USB bellekler, 2 GB ve 4 GB içerik kapasitesine sahip. Yeni DT Mini Slim, piyasadaki en küçük USB sürücüler arasında yer alıyor. DataTraveler Mini Slim USB sürücüleri, iki yıl garantiyle satışa sunuldu.
Bilgi için: www.kingston.com.tr

Anılarınızı başucunuzda saklayın

TESAN’IN teknoloji ürünleri markası Ttec Plus’ın pazara sunduğu yeni TTC DF001 ve DF002 sayısal fotoğraf çerçeveleri, yüksek çözünürlüğü ve zengin renkleriyle evin her köşesinde anılarınıza hayat veriyor. Yaklaşık 18 santim boyutundaki çerçeveler jpg ve bmp dosyalarını görüntülemenin yanında otomatik slayt şovu, görüntü büyütme gibi birçok özelliğe de sahip. Tüm yaygın bellek kartları için uygun yuvaya sahip olan çerçeveler, 15 adete kadar fotoğrafı dahili hafızasında saklayabiliyor.
Bilgi için: www.ttecplus.com

Dizüstü bilgisayarlara özel iki yeni fare

MICROSOFT yeni taşınabilir bilgisayar faresi Arc Mouse’u piyasaya sundu. Microsoft, ayrıca dizüstü bilgisayar faresi olan Wireless Notebook Optical Mouse 3000’in tasarımı yenilenmiş uyarlaması olan Wireless Mobile Mouse 3000’i de tanıttı.

Katlanabilir tasarımı ve fonsiyonelliğiyle dikkat çeken Arc Mouse, katlandığı zaman yarı yarıya küçülüyor. Arc Mouse ince, yay şeklindeki tasarımıyla dikkat çekiyor. Arc Mouse’un zarif ve katlanabilir yapısı, ürünün herhangi bir çantada kolayca taşınmasını sağlıyor. Ürün açıldığında kullanımı kolay bir fare halini alıyor. Üzerine takılabilen mıknatıslı mini alıcısıyla her yere kolayca taşınabiliyor. Boyu 1 santimetreden kısa olan alıcı dizüstü bilgisayarda rahat kullanım sağlıyor.
Ürün, özel göstergesiyle pil durumu yeterliyken yeşil, az olduğu zaman kırmızı yanıyor. 10 metreye kadar kablosuz bağlantı olanağı sunan ürün beraberinde taşıma kılıfıyla geliyor.

Microsoft’un diğer bir yeni faresi olan Wireless Mobile Mouse 3000 kolayca her yere taşınabiliyor. Yeni fare Türkiye’de siyah ve beyaz renklerde kullanıcılarla buluşacak.
Bilgi için: www.microsoft.com/turkiye


Logitech’ten dizüstü bilgisayarlar için kablosuz hoparlör seti


LOGITECH’IN yeni ürünü Z-500 Wireless Notebook Speaker, kullanıcılara bilgisayardan kablosuz müzik dinleme olanağı sunuyor. Kablo karmaşası olmadan dizüstü bilgisayarlarla uyum sağlayan hoparlör, kaliteli akustik sürücüleri sayesinde PC ve Mac bilgisayarlarda dengeli ses çıkışı sağlıyor. Dahili şarjlı piliyle 12 saat çalışabilen Z-500 ile müzik dinlemek için kablosuz USB eklentisini kullanmak yeterli.
Bilgi için: www.logitech.com.tr

Dizüstünde şık ve renkli bir seçenek


TASARIMI ve sunduğu renk seçenekleriyle dikkat çeken Sony Vaio’nun yeni modeli CS11, Türkiye pazarına sunuldu. Dizüstü bilgisayar, teknik özellikleriyle de her türlü ihtiyaca yanıt veriyor. Yeni serideki orijinal Vaio yazılımı, kullanıcıların sayısal dosyalarını yaratıcı bir şekilde düzenleyebilmeleri adına güçlü bir dahili zekâ kullanıyor. Vaio Music Box’taki ‘12 tone analysis’ teknolojisi sabit diskteki tüm müzik koleksiyonunu 24 ayrı modda kategorize edebiliyor ve kullanıcıya günün her saatine özgü ayrı tarz müzik sunabiliyor. Vaio Movie Story 12, ton analizi teknolojisinin yanında tema ve seslendirme tercihlerini video klipler ve fotoğraflarla eşleştiriyor.
Bilgi için: www.sony.com.tr

Linux’lu Netbook’larda önemli fırsatlar

Cyberlink, Eee PC çılgınlığı başladığından bu yana Linux ve netbook’lara daha fazla ilgi gösteriyor.
Furkan Müderrisoğlu,

Multimedya yazılım üreticisi CyberLink, bilgisayar pazarının hızlı büyüyen netbook segmentinde, ev PC’lerinde depolanan dosyalara online erişimden Linux işletim sistemleri için yapılan multimedya yazılımlarına, önemli fırsatların bulunduğunu düşünüyor. Asustek Eee PC 1000, Eee PC 901 ve Acer Aspire one gibi popüler netbook’lar (ya da mini-laptop’lar) standart laptop’lara göre daha düşük disk alanlarıyla geliyor. Bunların çoğu Aspire one’daki Linus Linux Lite ve Eee PC’deki Xandros Linux gibi Linux işletim sistemi çalıştırıyor. Bu netbook’lar aynı zamanda tercihe göre Windows XP’yle de gelebiliyor.

Örneğin CyberLink Live, kullanıcıların herhangi bir PC üzerindeki bilgilerine internet üzerinden erişebilmelerini sağlıyor. Kullanıcılar müziklerini, fotoğraflarını, videolarını ya da iş dosyalarını bulabiliyor. Ayrıca canlı TV programlarını izleyip kaydetme seçeneği de var.

Firma şu anda CyberLink Live’ın bazı netbook’larla birlikte verilmesi için çalışıyor ancak anlaşmalar tamamlandıktan sonra duyuruların yapılacağını belirtiyorlar. Firma CEO’su Alice Chang’e göre netbook’larda Linux OS’ların giderek daha fazla kullanılıyor olması da CyverLink için bir başka avantaj. Örneğin CyberLink’in fotoğraf, müzik, video ve DVD oynatıcı özelliklerine sahip PowerCinema Linux medya yazılımı, Linux işletim sistemli netbook’larla verilecek şekilde anlaşma sağlanırsa, yeni bir hayat bulacak. Bunu uzun süre önce yaptıklarını ancak Linux'ün son iki yıla kadar “uçuşa” geçmediğini vurguluyor Chang. Firma aynı zamanda Linux için Firefox’a dayanan, daha multimedya odaklı bir web tarayıcısı üzerinde de çalışıyor.

Mobil iletişimi kolaylaştıran yeni ürünler

Mobil iletişimi kolaylaştıran yeni ürünler

Haber Merkezi

ÖZELLİKLE kablosuz kulaklıklar konusunda dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alan Jabra, 6 Mayıs'ta düzenlediği bir basın toplantısıyla 2008 yılının ikinci yarısında Türkiye’de satışa sunacağı en son ürünlerini tanıttı. Uluslararası Jabra yöneticilerinin de katılımıyla gerçekleşen toplantıda Jabra Gelişmekte Olan Pazarlardan Sorumlu Pazarlama Müdürü Martin Robert Herluf, MEA Bölge Müdürü Ahmed Elkalliny ve MEA İş Geliştirme Müdürü Hanny Hanna’nın yanı sıra, Jabra ürünlerinin Türkiye dağıtıcısı olan Tesan'ın Yönetim Kurulu Üyesi İrfan Yiğit ve Genel Müdür Yardımcısı Salih Erdoğan da yer aldı.
Toplantıda yeni ürün tanıtımının yanı sıra, Bluetooth kablosuz kulaklıklara dair tüketici deneyimleri ve Türkiye’deki kullanıcı eğilimleri de paylaşıldı. Türkiye pazarında yakaladıkları satış oranından duydukları memnuniyeti dile getiren Jabra yetkilileri, özellikle son birkaç yılda son kullanıcı tarafında artan kablosuz kulaklık kullanımına dikkat çektiler. Bunu tetikleyen faktörler arasında mobil kullanım alışkanlığının artması, Bluetooth kablosuz iletişim teknolojisinin mobil cihazlarda neredeyse standart hale gelmesi ve cep bilgisayarı gibi mobil cihazların hayatın içinde daha çok yer alması gösteriliyor.
Özellikle kullanıcılarda iki elini birden kullanma ihtiyacı doğuran akıllı telefonlarda kablosuz kulaklık kullanımının giderek artması da, toplantının ilginç tespitleri arasında. Bu da akıllı telefon kullanımının yoğun olduğu yerde kablosuz kulaklıkların bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

2008 hedefi 190 bin satış

İrfan Yiğit, geçtiğimiz yıl Jabra’nın Türkiye genelinde 135 bin civarında bir satış rakamına ulaştığını belirtti. Bununla birlikte tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de teknolojinin yaygınlaşması ve fiyatların makul seviyelere gelmesi tüketimi körüklüyor. Yiğit, tüketicilerin artık 35 YTL gibi oldukça makul rakamlara bir Bluetooth kulaklık satın alabildiklerini ve fiyatların bu noktaya kadar inmesiyle ciddi bir talep artışı yaşadıklarını belirtti. Tesan, bu yıl sonunda satış adedini 190 bine çıkarmayı hedefliyor.

İş yapış şekilleri Web 2.0 ile şekilleniyor

IBM, Web 2.0 stratejisi doğrultusunda geliştirdiği yeni hizmetiyle, kuruluşların iş yapış şekillerini yeni gelişen teknolojilerle birleştirmeyi hedefliyor. Şirketin duyurduğu Kurumsal Uyum Servisi (The Enterprise Adaptability Service), sosyal ağlar, yeni tür internet siteleri ve anında mesajlaşma programları aracılığıyla çalışanların yeteneklerini açığa çıkartmalarını amaçlıyor. Yeni hizmetle şirketler uygulamalarını yeni iş koşullarına uyarlayabiliyor.
Kurumsal Uyum Servisi hizmetini alan şirketler, Web 2.0 uygulamalarını iş yapış şekillerinin merkezine yerleştiriyor. Çalışanların sosyal ağlar sayesinde kendilerini geliştirmelerini ve yeni iş ilişkileri kurmalarını sağlayan servis, iş ortakları ve müşteriler de bu ağın içine dahil ediyor.
IBM’in bu yıl içerisinde gerçekleştirdiği Küresel İnsan Sermayesi Araştırmasına göre şirketlerin yüzde 14’ü kendisini gelişen koşullara uyum gösterebilecek bir durumda görüyor. Dünya üzerinde 40 ülkede 400’den fazla yöneticiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre sadece bu dilim içinde yer alan şirketler teknolojiye ve gelecekte gerekecek yeteneklere çabuk uyum sağlayacağını düşünüyor. IBM Lotus yazılımlarıyla desteklenen projede bu dilimin artırılması hedefleniyor.
Bilgi için: www.lotus.com

Kaynak:BThaber

Dizustu bilgisayarlarin 2008’i

Dizüstü bilgisayarların 2008’i

Doruktan Türker

Son yıllarda dizüstü satışları hızla masaüstü bilgisayar satışlarının önüne geçiyor. Dizüstü bilgisayarlar gün geçtikçe daha popüler hale gelmeye başlıyorlar. Bunda tabii ki birçok etken var. Acer Ortadoğu ve Afrika Notebook Ürün Müdürü Mark Prosser konuyla ilgili olarak, “Dizüstü bilgisayar üretim adetlerinin artmasıyla beraber masaüstüler ile arasındaki fiyat farklılıkları da ortadan kalkıyor. Bu da dizüstüne geçişi hızlandıran etkenlerden birisi. İkinci neden ise ikinci kez bilgisayar alan kişiler olarak gözüküyor. Evinde ya da işyerinde üç-dört yıl önce bir masaüstü bilgisayarı alan kişiler, şimdi bu bilgisayarlarını yenilemek istediklerinde, bir dizüstünü tercih ediyorlar” diyor. Acer da son yıllarda büyüyen dizüstü pazarını etkileyen markalardan birisi. Prosser, Acer’ın dünyada üçüncü sırada olduğuna dikkat çekerken bir süredir Güney Afrika’da korudukları birinciliklerini 2007’nin üçüncü çeyreğinde EMEA Bölgesi’ne de taşıdıklarını belirtiyor ve ekliyor: “IDC’nin son rakamlarına göre Türkiye’de de ikinci sıraya oturmuş durumdayız.”
Ne pazar ama!
Türkiye hakkındaki görüşlerini samimiyetle paylaşan Prosser, “Ne pazar ama!” sözleriyle şaşkınlığını paylaşırken, kalabalık nüfusun ve heyecan verici fırsatların ilgi çektiğinin de altını çiziyor. “Bizim dizüstü modellerimizi gerek tüketici, gerekse kurumsal taraftaki konumlandırmalarımızla bu pazara çok iyi hitap ettiğimizi ve edeceğimizi düşünüyorum. Artık tüketicilerin daha çok fiyata baktığı giriş seviyesi ürünlerden, en üst seviyedeki ileri teknoloji ile donanmış modellere kadar bütün ürün gamımız Türkiye pazarında da var.”
Sanal klavyelerden katlanabilir ekranlara birçok prototip tasarım görüldüğünü söyleyen Prosser, 2008’de bu kadar radikal değişiklikler olmayacağını düşündüğünü belirtiyor. Bu yılın belirleyici eğiliminin ise yüksek çözünürlüklü içerikler ve bunu destekleyen modeller olacağını vurguluyor: “Yüksek çözünürlük görüntü teknolojisi ile uyumlu çalışacak ekranlar ve yüksek sabit disk kapasitelerine sahip dizüstü modellerini bu yıl içerisinde göreceğiz. Daha fazla Blu-ray ve HD-DVD seçenekli dizüstüler gelecek. Yüksek çözünürlüklü içeriğin artması bu tip ürünlere olan talebi de körükleyecek. Bu yılın ilk çeyreğinde bu seçeneklere sahip ilk Acer modellerini de göreceksiniz. Zaten böyle modeller üst uçta vardı ancak ilk defa herkes için satın alınabilir hale geldiklerini söyleyebiliriz.” Devamı....

Teknomarketlerde rekabet kiran kirana

Teknomarketlerde rekabet kıran kırana

Mete Gürkan

Teknoloji perakendeciliği sektöründe rekabet kıran kırana devam ediyor. Türkiye’deki genç nüfus ve teknoloji merakı uluslararası teknoloji perakendecisi devlerin iştahını kabartırken büyüklüğü 7-7,5 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilen Türk teknoloji perakendeciliği pazarına yeni yabancı oyuncular da adım atmaya hazırlanıyor. Türkiye’ye yatırıma gelen yabancı şirketler arasında Darty, Electroworld, MediaMarkt gibi dünya devleri de yer alırken, BestBuy gibi diğer büyük oyuncuların da pazara girmek için çalışmaları sürüyor. Yabancıların yanı sıra Bimeks, Teknosa, Vatan, Gold gibi yerli markalarda da büyüme atağına sürdürerek adeta yabancılara “hodri meydan, biz burdayız” diyorlar. Türkiye'de yerliler arasında şu anda en fazla mağazası olan teknoloji market Teknosa. Gold, Vatan Bilgisayar ve Bimeks de özellkle satın almalar konusunda yutrtdışından büyük ilgi görüyor. Pazarda yaşanan rekabetin önümüzdeki dönemde satın almaları da beraberinde getireceği yorumları yapılıyor. Türkiye’de teknomarketler cephesi hararetli günler geçirirken, önce bilgisayar ve cep telefonu satışıyla faaliyete başlayan ve günümüzde her türlü elektronik eşyanın dahil olduğu binlerce ürün çeşidi sunan teknoloji mağazaları yeni bir döneme giriyor. 2008’in pazarda rekabetin doruk noktaya ulaştığı bir yıl olacağı kesin gibi. Pazarda her yıl yıllık yüzde 12’lik büyüme yaşanacağı belirtiliyor. Pazarda, her markanın satıldığı mağazaların yanı sıra sadece kendi ürünleri satan yani kavram mağazacılık yapan şirketler de pazara yeni bir boyut katıyorlar.

7,5 milyar dolarlık dev pazar iştah kabartıyor

Türkiye’de Arçelik, Beko, Vestel, Siemens ve Bosch gibi markaların sahibi olduğu yaygın mağazalar da ürün portföylerine bilgisayar ve telefon gibi elektronik ürünleri dahil ederek teknoloji marketlerine karşı konumlarını güçlendirmek istiyorlar. Diğer yandan teknomarketlerin de beyaz eşya ve tüm diğer tüketici elektroniği ürünlerini satmaya başlaması da karşı hamle olarak pazardaki hareketliliği artırıyor. Toplam değeri 7,5 milyar dolar olarak hesaplanan bu geniş pazarın üç yıl içinde 10 milyar dolarlık bir hacme ulaşması bekleniyor.

Bayilerin sonu mu geliyor? Yeni bir “bakkal-süpermarket kavgası” mı yolda?

Pazarın hakimi konumunda olan şirketlerin toplam mağaza sayıları 500'i bulmuş durumda. Şirketlerin alışveriş merkezleri ve büyük müstakil mağazaların dışında, cadde üstünde ve mahallelerde de şubelerini artırma stratejileri uyguladığı gözlemleniyor. Cep telefonu, hat ve kontör satışı yapan 8 bine yakın dükkanın durumu ise kritik gözüküyor. Özellikle yabancıların gelmesiyle birlikte, pazarda ilk önce bu küçük işletmelerin zarar göreceği düşünülüyor. Yani diğer bir deyişle bakkal-süpermarket tartışmasının ve ikileminin teknoloji perakendeciliği alanında yaşanılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Diğer yandan, kulislerde teknoloji perakendecilerinin sayısının birleşme ve çekilmelerle birkaç sene içinde 4’e düşeceği düşünceleri de dillendiriliyor. Yerli zincirler peşpeşe mağazalar açarak yerlerini sağlamlaştırmaya çalışırken, dünya devleri de planlarını gerçekleştirmeye başlamış durumda. Diğer yandan pazarda aradığını bulamayan yabancı oyuncular da olabiliyor. İki sene önce dört büyük mağaza ile Türkiye pazarına giren Alman Elecktronic Partner (EP) ise çekilme kararı alarak mağazalarını Teknosa’ya devretmişti.(BThaber)

Cebit 2007

Bilişim'de Ekim zamanı

Haber Merkezi

Her yıl, Türkiye bilişim sektörü, sonbaharda gerçekleştirilen bilişim haftası etkinliklerinde bir araya geliyor. Avrasya�nın en büyük bilgi ve iletişim teknolojileri fuarı CeBIT Bilişim Eurasia ve iş ve teknoloji dünyasının en önemli platformu Bilişim Zirvesi için de geri sayım başladı. Bu yıl da aynı hafta gerçekleştirilecek olan Bilişim Zirvesi, Forum@Bilişim ve CeBIT Bilişim Eurasia Fuarı, birbiri ile bütünleşik etkinlikler olarak katılımcı ve ziyaretçilerini ağırlayacak. Türkiye�nin en ö-nemli bilgi ve eğitim paylaşım platformu olan, 2-5 Ekim tarihlerinde iş dünyasının yöneticilerini, bilişim profesyonellerini biraraya getiren Bilişim Zirvesi�07 ve Forum@Bilişim�de, bilişimle kalkınma yolları, iş dünyasının şirketlerini nasıl geleceğe taşıyacakları ve işini büyütmenin formülleri konuşulacak. 2-7 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek CeBIT Bilişim Eurasia 2007 de, Avrasya'nın bilgi ve iletişim teknolojileri pazarı merkezi olarak yaklaşık 70 ülkeden katılımcıları biraraya getirecek. Bu yıl da aynı çatı altında gerçekleştirilecek �Bilişim Zirvesi�07� ve �Forum@Bilişim� �CeBIT Bilişim Eurasia� ortaya koyduğu sinerji ile sektörün kalbinin atacağı nokta olacak. �Geleceğe Katıl� ana teması ile kapılarını açacak olan CeBIT Bilişim Eurasia 2007 ve �İşini büyüt, dünyayı küçült� ana teması ile katılımcılarını ağırlayacak olan Bilişim Zirvesi�07 ve Forum@Bilişim, bu yıl yenilikleri ve zengin içerikleri ile geçmiş yıllardan farklılık gösterecek.

Bilişim Zirvesi, kapsamlı bir içerikle katılımcıları ile buluşacak
Bu yıl Bilişim Zirvesi, eğilimleri zorlayan, bulundukları pazarları dönüştüren, kalıplaşmış fikirleri değiştiren, rakiplerini aşan kurumların ve yöneticilerin başarı öykülerinin paylaşıldığı ve dünyaca ünlü iş stratejistlerinden en iyi olmanın ipuçlarının aktarılacağı farklı bir platfom sunacak. Forum@Bilişim ise iş çözümleri, teknoloji, sektör, vizyon toplantıları ve özel etkinliklerden oluşan beş başlıkta 40�ı aşkın foruma ev sahipliği yapacak. Sağlık, perakende, lojistik ve finans alanındaki profesyoneller için teknolojinin rotasını çizecek olan sektörel toplantılar ve az maliyetle etkin iş yapma yönetimlerinin anlatıldığı kurumlara yönelik iş çözümleri oturumları ve vizyon başlığı altında gerçekleştirilecek STK toplantıları ile de farklı bir yapı sergileyecek. Forum@Bilişim�de bu yıl gerçekleşecek bir başka yenilik ise özel etkinlikler kapsamı içinde son dönemde öne çıkan (Homeland Security) Ülke Güvenliği konusuna geniş bir forumla yer verilmesi olacak.(Devamı)

Mobil telefonlarda tek bir video

Mobil telefonlarda tek bir video standardı kullanımına doğru

Amil Kunt

Avrupa�da 13 ülke ilk sayısal mobil telefon ağları için aynı teknolojiyi kullanma kararını 1989 yılında aldı. Bu anlaşma ile şimdi dünyada kullanılan telefonların yüzde 84�ü olan 2.3 milyar telefonun değişik standartlar ile kullanımının yaratacağı rekabet önlenirken aynı zamanda GSM tüm dünyada kullanılan tek bir sistem oldu.

Ancak şimdiye dek Avrupa Komisyonu cep telefonlarında mobil video teknolojisi için aynı sonuca varamadığından Avrupa Birliği�ndeki 27 ülke tarafından bu teknolojinin tek bir standart olarak kullanımı için komisyon bundan böyle ilgili endüstri üzerinde büyük bir baskı yapmaya karar verdi.

Mobil video yönünde atılan bu adımın başarılı olması durumunda ki bazı uzmanlara göre bu her ne kadar kolay olmasa bile bu teknolojinin ekipman üreticilerine çok büyük pazarlar yaratacağına, üçüncü kuşak ağlar için büyük yatırım yapan operatörlere yatırımlarının karşılığını alabilecek bir fırsat oluşturacağına, yayıncı kuruluşların da televizyon karşısında saatlerce oturmayan ve daima hareket halinde olan mobil telefon sahibi izleyicilerine ulaşabilme olanağı sağlayacağına inanılıyor.
Mobil video izleyenlerin sayısı 43 milyona çıkacak
Datamonitor adlı bir araştırma kuruluşuna göre çoğu İtalya ve Finlandiya�daki yaklaşık 1 milyon mobil video izleyicisinin sayısı 2012 yılında 43 milyona çıkacak. Asya�da ise bu teknolojinin kullanımı daha büyük boyutlara erişmiş olup Japonya�daki cep telefonların yüzde 6�sı olan 7.3 milyon cep telefonu kullanıcısı ISDB adlı bir mobil video standardını kullanarak ücretsiz sayısal yayınları izliyorlar. Japonya�da olduğu gibi Güney Kore�de de mobil TV yayınları bir yıl önce başlamış bulunuyor. Avrupa�da ise AB�nin yürütme kolu olan Avrupa Komisyonu endüstrinin tek bir standarda bağlı olarak bu teknolojinin uygulanmasına başlanmasında zorluklarla karşılaşıyor.

Vodafone, T-Mobile, Nokia, Siemens, Sony Ericsson, Philips ve Motorola�nın destekledikleri Sayısal Video Yayın (DVB-H) standardına rakip olarak Güney Kore�de geliştirilen Sayısal Çokluortam Yayın (DMB) standardını da Samsung, Panasonic, LG Electronics ve diğer mobil telefon üreticileri destekliyor. Her ne kadar bu kuruluşlar kullanılacak standardın açık bir standart olması gerektiği görüşünde birleşiyorlarsa da bunun hangi standart olması yönünde bir görüş birliğine varmış değiller.
Avrupa Mobil Yayın Konseyi oluşturuldu
DVB-H ve DMB standartlarının en iyi ögelerini tek bir standart altında birleştirerek yeni bir standart oluşturulması amacı ile Avrupa Komisyonu tarafından Avrupa Mobil Yayın Konseyi oluşturuldu. Bu sorunun en kısa zamanda sonuçlandırılması için merkezi Brüksel�de bulunan Avrupa Bilgi ve İletişim Endüstrisi Derneği de konseyin çalışmalarına katılmış bulunuyor. Ancak bu sorunun çözüme kavuşmaması durumunda önümüzdeki bir yıl içinde Avrupa Komisyonu�nun tercihini DVB-H standardı doğrultusunda kullanarak AB ülkelerinin de bu standardı kullanmalarını zorluyan bir karar alacağı bekleniyor.

Komisyonun bu tutumuna karşı çıkanların ve her iki standart arasındaki seçimin komisyon üyelerinin değil pazarların karar vereceği görüşüne de katılanların sayısı da az değil. Bu kişilere göre DVB-H ve DMB teknolojileri AB ülkelerinde ticari yönden kullanılmakta veya test edilmekte olup Brüksel tarafından tek bir standardın kullanımını zorunlu kılan bir kararın alınması endüstrinin sert tepkisine yol açacak

Bu sorunun çözümünde en büyük AB ülkesi olan Almanyanın önemli bir rol oynaması bekleniyor. Bu ülkede federal hükümet değil, 13 eyalet kendi bölgelerinde hangi sayısal video standardının kullanacağına karar verme hakkına sahip.

Teknolojilerine milyonlarca avro yatırmış olan DVB- H�nin rakipleri AB Komisyonu�nun standartlarla ilgili tarafsız bir tutum izlemesinde ve kararın tüketiciler ile pazarlar tarafından verilmesinde ısrarlı tutumlarını sürdürüyorlar. 20 yıl önce geliştirilen GSM standardına patentleri ile katkıda bulunan ve çok büyük finansal yararlar sağlayan Nokia, Ericsson, Qualcomm ve Motorola gibi mobil video teknolojisi geliştirenlerin de bu sorunun 2008 yılında çözülmesinden sonra sağlayacakları finansal yararlar da çok büyük boyutta olacak.

Yatirim ibresi veri depolamayi gosteriyor

Ceren Moral

Veri ve bilginin şirketler için ne kadar değerli olduğu su götürmez bir gerçek. Bilgi çetin rekabet ortamında bir adım öne çıkmayı hedefleyen kuruluşlar için farklılaşmanın anahtarı. Dolayısıyla bu anahtarı doğru platformda saklamak ve ona ihtiyaç duyulduğu anda rahatlıkla ulaşmak kritik nokta. Büyükten küçüğe tüm işletmeler bu bilinçle BT yatırımlarına yön veriyorlar. Bu nedenle veri depolama ve veri yönetimi sistemlerine ilginin her geçen arttığını görüyoruz.

Dünya veri depolama sistemleri pazarı yaygınlaşmış durumda. Türkiye�de ise büyüme devam ediyor. Dünya ile Türkiye�nin büyüme oranlarını karşılaştırdığımızda, ülkemizde büyüme oranının daha fazla olduğunu görüyoruz. Bu durum, yerel pazarın bu anlamda henüz gelişmesiyle açıklanabilir.

Büyük şirketler ihtiyaçları doğrultusunda bu sistemleri bünyelerine uydurmuş durumdalar. Diğer yandan küçük ve orta ölçekli şirketlerin de, veri depolama ve yönetimi sistemleri konusunda adımlarının hızlandığını görüyoruz. Bu noktada uzmanların KOBİ�lere önerisi, ihtiyaçlarını ve büyüme çizgilerini doğru belirleyerek, uzman kuruluşlarla yatırım yapmaları yönünde. Veri depolama sistemleri konusunda yeterli altyapısı ve insan kaynağı yatırımı yapamayan organizasyonların karşısına dışkaynak kullanımı avantajlı bir seçenek olarak çıkıyor. Dışkaynak kullanımı konusunda ülkemiz dünyayı geriden takip ediyor. Ama bu durum Türkiye için olumsuz bir tablo teşkil etmiyor. Çünkü yerel pazarda bu anlamda da gelişmenin hızlı olacağı öngörülüyor.

Farkli isik kosullarinda net sonuc

Farklı ışık koşullarında net sonuç

Kodak�ın yeni sayısal fotoğraf makinesi EasyShare Z885, Türkiye�de markanın özel yazıcı ünitesi Printer Dock G600 ile satışa sunuldu. Yüksek obtüratör hızlarıyla düşük ışık koşullarında ve hareketin hızlı olduğu durumlarda net sonuçlar veren Z885, ışık koşullarına göre ISO 80 ile ISO 3200 arasında otomatik seçim yapıyor. Ürün, ISO 6400 ve 8000, P/M (program/manuel) modunda 2.2 MP, 2.1 MP ve 1.2 MP ayarlarında kullanılabiliyor. 5X optik zoom objektife sahip olan fotoğraf makinesi, 8.1 MP sensörüyle, 76x102 cm�ye kadar baskılar için yüksek çözünürlük sağlıyor. 7 farklı çözünürlük ayarına sahip olan ürün, sayısal görüntü sabitleme özelliğiyle fotoğraf makinesinin titremesi ya da hedefin hareket etmesinden kaynaklanan bulanıklıkları önlüyor. 6.4 cm iç ve dış mekan renkli çekim ekranı sunan ürün, 32 MB dahili hafıza ve SD/MMC kart genişletme yuvasına sahip.
Kodak Z885�in Printer Dock ile birlikte satış fiyatı, KDV dahil 479 YTL.
Bilgi için: www.kodak.com.tr (Kaynak:BThaber)