Internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Chip Online Turkiye

chip.com.tr Sitesindeki Günlük gelişmeleri iGoogle sayfanizdan takip edebilmeniz icin hazirlanmis güzel bir araç.

Hukuk Sözlüğü; Hukuki Terimler sözlüğü

Bu sözlük, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından Sözlüğün Gadget versiyonudur. Hukuki kelimeleri anlamak ve ogrenmek isteyenlerin basvuraca temel masaüstü bir kaynak haline getirilmistir.Kaynak:www.adalet.gov.tr

Şekerleme gibi USB sürücüler

KINGSTON, yeni ürünü DataTraveler Mini Slim USB Flash belleklerini piyasaya sürdü. Siyah, mavi ve pembe renk seçenekleriyle tüketiciye sunulan USB bellekler, 2 GB ve 4 GB içerik kapasitesine sahip. Yeni DT Mini Slim, piyasadaki en küçük USB sürücüler arasında yer alıyor. DataTraveler Mini Slim USB sürücüleri, iki yıl garantiyle satışa sunuldu.
Bilgi için: www.kingston.com.tr

Anılarınızı başucunuzda saklayın

TESAN’IN teknoloji ürünleri markası Ttec Plus’ın pazara sunduğu yeni TTC DF001 ve DF002 sayısal fotoğraf çerçeveleri, yüksek çözünürlüğü ve zengin renkleriyle evin her köşesinde anılarınıza hayat veriyor. Yaklaşık 18 santim boyutundaki çerçeveler jpg ve bmp dosyalarını görüntülemenin yanında otomatik slayt şovu, görüntü büyütme gibi birçok özelliğe de sahip. Tüm yaygın bellek kartları için uygun yuvaya sahip olan çerçeveler, 15 adete kadar fotoğrafı dahili hafızasında saklayabiliyor.
Bilgi için: www.ttecplus.com

Dizüstü bilgisayarlara özel iki yeni fare

MICROSOFT yeni taşınabilir bilgisayar faresi Arc Mouse’u piyasaya sundu. Microsoft, ayrıca dizüstü bilgisayar faresi olan Wireless Notebook Optical Mouse 3000’in tasarımı yenilenmiş uyarlaması olan Wireless Mobile Mouse 3000’i de tanıttı.

Katlanabilir tasarımı ve fonsiyonelliğiyle dikkat çeken Arc Mouse, katlandığı zaman yarı yarıya küçülüyor. Arc Mouse ince, yay şeklindeki tasarımıyla dikkat çekiyor. Arc Mouse’un zarif ve katlanabilir yapısı, ürünün herhangi bir çantada kolayca taşınmasını sağlıyor. Ürün açıldığında kullanımı kolay bir fare halini alıyor. Üzerine takılabilen mıknatıslı mini alıcısıyla her yere kolayca taşınabiliyor. Boyu 1 santimetreden kısa olan alıcı dizüstü bilgisayarda rahat kullanım sağlıyor.
Ürün, özel göstergesiyle pil durumu yeterliyken yeşil, az olduğu zaman kırmızı yanıyor. 10 metreye kadar kablosuz bağlantı olanağı sunan ürün beraberinde taşıma kılıfıyla geliyor.

Microsoft’un diğer bir yeni faresi olan Wireless Mobile Mouse 3000 kolayca her yere taşınabiliyor. Yeni fare Türkiye’de siyah ve beyaz renklerde kullanıcılarla buluşacak.
Bilgi için: www.microsoft.com/turkiye


Logitech’ten dizüstü bilgisayarlar için kablosuz hoparlör seti


LOGITECH’IN yeni ürünü Z-500 Wireless Notebook Speaker, kullanıcılara bilgisayardan kablosuz müzik dinleme olanağı sunuyor. Kablo karmaşası olmadan dizüstü bilgisayarlarla uyum sağlayan hoparlör, kaliteli akustik sürücüleri sayesinde PC ve Mac bilgisayarlarda dengeli ses çıkışı sağlıyor. Dahili şarjlı piliyle 12 saat çalışabilen Z-500 ile müzik dinlemek için kablosuz USB eklentisini kullanmak yeterli.
Bilgi için: www.logitech.com.tr

Dizüstünde şık ve renkli bir seçenek


TASARIMI ve sunduğu renk seçenekleriyle dikkat çeken Sony Vaio’nun yeni modeli CS11, Türkiye pazarına sunuldu. Dizüstü bilgisayar, teknik özellikleriyle de her türlü ihtiyaca yanıt veriyor. Yeni serideki orijinal Vaio yazılımı, kullanıcıların sayısal dosyalarını yaratıcı bir şekilde düzenleyebilmeleri adına güçlü bir dahili zekâ kullanıyor. Vaio Music Box’taki ‘12 tone analysis’ teknolojisi sabit diskteki tüm müzik koleksiyonunu 24 ayrı modda kategorize edebiliyor ve kullanıcıya günün her saatine özgü ayrı tarz müzik sunabiliyor. Vaio Movie Story 12, ton analizi teknolojisinin yanında tema ve seslendirme tercihlerini video klipler ve fotoğraflarla eşleştiriyor.
Bilgi için: www.sony.com.tr

Pazarlama her yönüyle Marketingist'te

25–28 Eylül 2008 tarihlerinde İstanbul Tüyap Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde bu yıl 5’incisi gerçekleştirilecek Marketingist Pazarlama Araç ve Hizmetleri Fuarı, pazarlamaya ihtiyacı olan herkese 4 ayrı bölümde anahtar teslim pazarlama hizmeti verecek. Pazarlama konusunda A’dan Z’ye her soruya ve soruna çözüm üreten şirketlerin yer aldığı fuarda, pazarlamaya dair her türlü çözüm ziyaretçilere sunulacak. Ziyaretçiyi pazarlama konusundaki ihtiyacına göre “promopark”, “prographic”, “promar” ve “retailtech” başlıklı 4 ayrı noktada ağırlayacak olan Marketingist sadece öneride bulunmakla kalmayacak, anahtar teslimi hizmet anlayışıyla hareket edecek.

Ana sponsor
Türk Telekom
Bu yıl ana sponsorluğunu Türk Telekom’un üstlendiği ve 5 yıldır pazarlama profesyonellerini aynı çatı altında toplamayı başaran fuar yaratıcı ve yenilikçi teknolojik ürün ve hizmetlerin yanında seminerleri, konferansları ve ses getirecek etkinlikleriyle dikkat çekecek. İletişim dünyasının önemli isimlerinden Ali Saydam “Sivil Toplum Kuruluşları’nda Algılama ve Fon Oluşturma” başlıklı seminerinde sivil toplum kuruluşlarında mevcut durumla algılanan durum arasındaki mesafenin kapatılması için uygulanan ve hayata geçirilen tüm uygulamaları Marketingist katılımcıları ve ziyaretçileriyle paylaşacak. STK’ların fon oluşturma ve iletişim sorunlarını nasıl çözebilecekleri de bu seminer kapsamında tartışılacak. Reklam Yaratıcıları Derneği tarafından etkileşimli olarak gerçekleştirilecek olan “RYD Marka Kliniği”ne katılacak uzmanlar ise katılımcıların pazarlama ve pazarlama iletişimi sorunlarını inceleyecek, teşhis koyacak ve çözümler üretecekler. Adobe-Medyasoft uzmanlarının sunumuyla gerçekleştirilecek olan ve Adobe yazılımlarının yenilikleri, iş akışları ve çarpıcı özelliklerinin sergileneceği “Adobe Günleri”nde ise, Adobe’nin yaratıcı ağırlıklı çözümleri, sanal öğrenme çözümleri, web konferans video çözümleri ve eğitim çözümleri gibi konularda yapılacak sunumların yanı sıra başarı hikayelerine de yer verilecek. Apple IMC, Digital Arts, Türkiye Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği (DPİD), Grafikerler Meslek Kuruluşu, İnfomag-BusinessWeek, KurumsalHaberler.com, Ortakalan.com ve daha birçok şirket Marketingist’te seminer ve eğitim çalışmaları gerçekleştirecek.

Ses getirecek yarışmalar, sergiler ve başarı öyküleri
Üniversite gençliğinin heyecanla beklediği “Rekatlon” yarışması, uzman projelerin yarışacağı POPAI Türkiye ve ETMK İstanbul Şubesi işbirliğiyle düzenlenen “OMA Türkiye Ödülü”, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’nin “23 Nisan Uluslararası Gülen Çocuk Şenliği 2008” etkinliğinde dünyaca ünlü Niko Guido’nun engelli çocuklarla gerçekleştirdiği “Engelsiz Gülüşler” başlıklı fotoğraf sergisi, HP’nin katkılarıyla düzenlenecek olan ve içeriği Reklam Yaratıcıları Derneği tarafından oluşturulan “Neden-Sonuç” sergisi, örnek gösterilecek yaşam ve marka öyküleri de Marketingist bünyesinde yer alacak etkinlikler arasında yer alıyor.

bthaber@interpromedya.com.tr

Mobil iletişimi kolaylaştıran yeni ürünler

Mobil iletişimi kolaylaştıran yeni ürünler

Haber Merkezi

ÖZELLİKLE kablosuz kulaklıklar konusunda dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alan Jabra, 6 Mayıs'ta düzenlediği bir basın toplantısıyla 2008 yılının ikinci yarısında Türkiye’de satışa sunacağı en son ürünlerini tanıttı. Uluslararası Jabra yöneticilerinin de katılımıyla gerçekleşen toplantıda Jabra Gelişmekte Olan Pazarlardan Sorumlu Pazarlama Müdürü Martin Robert Herluf, MEA Bölge Müdürü Ahmed Elkalliny ve MEA İş Geliştirme Müdürü Hanny Hanna’nın yanı sıra, Jabra ürünlerinin Türkiye dağıtıcısı olan Tesan'ın Yönetim Kurulu Üyesi İrfan Yiğit ve Genel Müdür Yardımcısı Salih Erdoğan da yer aldı.
Toplantıda yeni ürün tanıtımının yanı sıra, Bluetooth kablosuz kulaklıklara dair tüketici deneyimleri ve Türkiye’deki kullanıcı eğilimleri de paylaşıldı. Türkiye pazarında yakaladıkları satış oranından duydukları memnuniyeti dile getiren Jabra yetkilileri, özellikle son birkaç yılda son kullanıcı tarafında artan kablosuz kulaklık kullanımına dikkat çektiler. Bunu tetikleyen faktörler arasında mobil kullanım alışkanlığının artması, Bluetooth kablosuz iletişim teknolojisinin mobil cihazlarda neredeyse standart hale gelmesi ve cep bilgisayarı gibi mobil cihazların hayatın içinde daha çok yer alması gösteriliyor.
Özellikle kullanıcılarda iki elini birden kullanma ihtiyacı doğuran akıllı telefonlarda kablosuz kulaklık kullanımının giderek artması da, toplantının ilginç tespitleri arasında. Bu da akıllı telefon kullanımının yoğun olduğu yerde kablosuz kulaklıkların bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

2008 hedefi 190 bin satış

İrfan Yiğit, geçtiğimiz yıl Jabra’nın Türkiye genelinde 135 bin civarında bir satış rakamına ulaştığını belirtti. Bununla birlikte tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de teknolojinin yaygınlaşması ve fiyatların makul seviyelere gelmesi tüketimi körüklüyor. Yiğit, tüketicilerin artık 35 YTL gibi oldukça makul rakamlara bir Bluetooth kulaklık satın alabildiklerini ve fiyatların bu noktaya kadar inmesiyle ciddi bir talep artışı yaşadıklarını belirtti. Tesan, bu yıl sonunda satış adedini 190 bine çıkarmayı hedefliyor.

İş yapış şekilleri Web 2.0 ile şekilleniyor

IBM, Web 2.0 stratejisi doğrultusunda geliştirdiği yeni hizmetiyle, kuruluşların iş yapış şekillerini yeni gelişen teknolojilerle birleştirmeyi hedefliyor. Şirketin duyurduğu Kurumsal Uyum Servisi (The Enterprise Adaptability Service), sosyal ağlar, yeni tür internet siteleri ve anında mesajlaşma programları aracılığıyla çalışanların yeteneklerini açığa çıkartmalarını amaçlıyor. Yeni hizmetle şirketler uygulamalarını yeni iş koşullarına uyarlayabiliyor.
Kurumsal Uyum Servisi hizmetini alan şirketler, Web 2.0 uygulamalarını iş yapış şekillerinin merkezine yerleştiriyor. Çalışanların sosyal ağlar sayesinde kendilerini geliştirmelerini ve yeni iş ilişkileri kurmalarını sağlayan servis, iş ortakları ve müşteriler de bu ağın içine dahil ediyor.
IBM’in bu yıl içerisinde gerçekleştirdiği Küresel İnsan Sermayesi Araştırmasına göre şirketlerin yüzde 14’ü kendisini gelişen koşullara uyum gösterebilecek bir durumda görüyor. Dünya üzerinde 40 ülkede 400’den fazla yöneticiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre sadece bu dilim içinde yer alan şirketler teknolojiye ve gelecekte gerekecek yeteneklere çabuk uyum sağlayacağını düşünüyor. IBM Lotus yazılımlarıyla desteklenen projede bu dilimin artırılması hedefleniyor.
Bilgi için: www.lotus.com

Kaynak:BThaber

Aç, kapa, aç kapa…

Aç, kapa, aç kapa…

Fatih Sarı

YouTube… Aslında bu yedi harfi yazdıktan sonra hiçbir şey yazmamak gerekiyor. Ya da bir kitap yazılabilir bu konuda. Son olarak da Ankara mahkemeleri tarafından bir kez daha kapatıldı. Yaşı yetenler hatırlayacaktır. Bir armatür markasının reklamı başlığımızdaki gibiydi. Ancak onlar bu sloganı; “Bizim armatürlerimizi dilediğiniz kadar açıp kapatın, ilk günkü kalitesi baki kalır” mesajını vermek için kullanıyorlardı.
Biz ise maalesef tam tersi şekilde kullanıyoruz bu sloganı. YouTube’u o kadar çok açıp kapattık ki, artık ne kapatıldığında ne de açıldığında haber değeri buluyor. Ne bizim yazmaya elimiz gidiyor, ne de sizler okuyucu olarak bu haberleri gördüğünüzde ilgi gösteriyorsunuz. YouTube, kısa bir süre sonra açılacaktır, bilmem kaçıncı bir emirle tekrar kapatılana kadar. Siber alemde ülke olarak geldiğimiz nokta işte budur.

Web uygulamalarına saldırılar artıyor,web güvenliği gittikçe önem kazanıyor

Mete Gürkan

Web siteleri günümüzde artık kurumların vitrini ve prestiji haline geldi. Diğer yandan web sitesine yönelik saldırılar her geçen gün artıyor. Bu artışın asıl nedeni ise web sitesi güvenliğinin yeterince ciddiye alınmaması. Geçtiğimiz hafta Bilişimcim şirketinin İstanbul’da düzenlediği “WebGüvenliği” semineri için Türkiye’ye gelen Citrix Web Uygulamaları Güvenliği Çözümleri Uzmanı Guy Rosefelt, aynı zamanda bu alandaki en önemli oluşumlardan OWASP’ın (Open Web Application Security Project-Açık Web Uygulamaları Güvenliği Projesi) da kurucuları arasında. Rosefelt’e önce içinde Citrix’i de temsil ettiği OWASP’ı sorduk. OWASP’ın web uygulama güvenliğinin gelişmesi ve yazılımların daha güvenli olması amaçlı herkese açık bir topluluk olduğunu anlatan Rosefelt OWASP’ın web uygulaması güvenliğine dair dokümantasyon, yazılım ve e-posta listeleri gibi ilgili toplulukların faydalanacakları kaynaklar ve iletişim araçları sağladığını ve dünyada Türkiye’nin de arasında olduğu yüze yakın yerel şubesi olduğunu ifade etti. OWASP’ın 2007’de gelecek yıl için web güvenliğindeki en kritik 10 zayıflığı listelediğini belirten Rosefelt, bu listede siteler arası betik yazma ve enjeksiyon açıklarının ilk iki sırada yer aldığını dile getirdi. Rosefelt, “XSS açıkları uygulama kullanıcıdan veri alıp bunları herhangi bir kodlama ya da doğrulama işlemine tabi tutmadan sayfaya gönderilmesi ile oluşur. XSS saldırganın kurbanın tarayıcısında kullanıcı oturumları bilgilerinin çalınmasına, web sitesinin tahrif edilmesine veya solucan yüklenmesine sebep olan betik çalıştırmasına izin verir. Enjeksiyon saldırılarına da web sitelerinde sıkça rastlanıyor. Enjeksiyon, kullanıcı tarafından alınan verinin yorumlayıcıya komut ya da sorgunun bir parçası olarak gönderilmesi durumunda oluşur” dedi.

Türkiye için henüz erken
Web güvenliği konusunda birkaç yıl öncesine kadar farkındalığın çok az olduğunu söyleyen Rosefelt, eskiden bu konudaki çözümler hakkında ne gerek var ki diyen tüm şirketlerin artık bu alana yoğun yatırım yaptığını ifade etti. Rosefelt, son 4-5 yıl içinde web uygulamalarına yönelik saldırıların çığ gibi büyüdüğüne dikkat çekerken, şunları söyledi: “Örneğin iki hafta önce çok ciddi bir enjeksiyon saldırısı oldu. Dünya çapında birçok site bundan etkilendi, buraya geldiğimizde Türkiye’de de birçok sitenin bu saldırıdan zarar gördüğünü, bunun da farkında olmadıklarını gördük. Türkiye’de dil ve yazı karakteri farkından dolayı bazı saldırılar etkisiz kalıyor. Türkiye'nin web güvenliğinde henüz erken aşamalarda olduğunu düşünüyorum.” Web 2.0 ile risklerin çoğalacağına dikkat çeken Rosefelt, güvenlik kodları yazan geliştiricilerin eğitiminin ve niteliğinin çok önemli olduğunu belirtti ve Alman geliştiricilerin bu noktada en güvenli kodları yazdığını söyledi. Rosefelt, Citrix için Türkiye’nin dinamik bir pazar olduğunu ve bölgede Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte Türkiye’nin en hızlı gelişen pazarları olduğunu sözlerine ekledi.

OWASP’ın 2008 en kritik 10 web uygulaması güvenlik zayıflıkları listesi

- Siteler arası betik yazma (Xss)
- Enjeksiyon açıkları
- Zararlı dosya çalıştırma
- Emniyetsiz doğrudan nesne referansı
- Siteler ötesi istek sahteciliği (CSRF)
- Bilgi sızıntısı ve uygunsuz hata işleme
- İhlal edilmiş kimlik doğrulama ve kimlik yönetimi
- Güvensiz kriptografik depolama
- Güvensiz iletişimler
- Url erişimini kısıtlamada bozukluk

Kaynak:BThaber

PTT, Türkiye’yi melez e-posta ile tanıştıracak

PTT, Türkiye’yi melez e-posta ile tanıştıracak

Levent Uyanıker

BT teknolojilerini iş ve işlemlerinde yararlanmak amacıyla pekçok proje geliştiren PTT Genel Müdürlüğü, önümüzdeki dönemde Türkiye'yi melez e-posta uygulamasıyla tanıştıracak. Kuruluşların postalarını elektronik ortamda vererek, bunların PTT tarafından basılarak dağıtımını yapmasına imkan veren uygulama yıl sonunda hayata geçirilecek.

PTT Genel Müdürü Osman Tural, melez e-posta projesine ilişkin Türk Telekomünikasyon ile görüşmelerinin devam ettiğini, anlaşmanın imzalanmasının ardından uygulamaya geçeceklerini bildirdi.
Tural, PTT Genel Müdürlüğü'nün BT projelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

PTT'nin BT teknolojilerinin kullanımı konusunda ''2010-2015'te şunu yapacağız'' yaklaşımından ziyade, mevcut teknolojik gelişmeleri, özellikle BT teknolojilerindeki gelişmeleri kurumun yararına olacak şekilde kullanma çabası içinde olduklarını belirten Tural, teknolojinin, içinde yer alanların bile öngöremediği hızla değiştiğini, bu nedenle BT teknolojilerinin PTT'nin iş ve işlemlerinde kullanılabilecek her türlü gelişiminden yararlanmak istediklerini bildirdi.

Kurumda, BT birimi oluşturmaya çalıştıklarını, yeni bir mekanda, güvenli ve rahat bir mekanda bu birimi faaliyete geçireceklerini ifade eden Tural, dünyadaki gelişmeleri yakından izlediklerini, posta hizmetlerinin sunumunda bu teknolojilerden yararlanarak, daha kaliteli hizmet sunmayı hedeflediklerini vurguladı.

Bu çerçevede, melez e-posta projesi üzerinde çalıştıklarını, bu projeyi yıl sonuna kadar hayata geçireceklerini bildiren Tural, şunları söyledi:
''Melez e-posta şudur: Kuruluşların postayı elektronik ortamda verip, posta idaresi tarafından bunun basılarak dağıtımının yapılmasıdır. Melez e-posta uygulaması gelişmiş batı ülkelerinin pekçoğunda var olan bir uygulama. Ülkeler kendi ihtiyaçlarına göre bu uygulamayı yapıyorlar. Örneğin Bosna-Hersek bu uygulamayı yapanlardan birisidir.

Melez e-posta uygulamasının özünde ölçek küçük olursa daha rahat bir uygulama oluyor. Hem sayısal ölçek, hem coğrafi alan küçük olursa volum düşük olduğunda uygun bir makineyle halledilebiliyor. Bunun altında daha çok spesifik müşterilere hizmet verme anlayışı yatıyor. Sürekli postaya yayın veren, postaya iş veren müşterilerin ihtiyaçları bu uygulamada daha efektif karşılanıyor.

Hangi işi yaparsanız yapın, baskı işi ayrı bir iş. Herkesin kendi yaptığı işte uzmanlaşmasını gerektiren bir dönemdeyiz. Varsayalım ki bir telekomünikasyon şirketi, melez e-posta, e-posta olmadığı zaman baskıya da zaman harcaması gerekiyor, baskı işine zaman ve kaynak harcaması gerekiyor. İşin posta kısmına da para ve zaman harcaması gerekiyor. Melez e-posta bunların hepsini birleştiriyor. Yani, deyim yerindeyse şirketlere ya da kuruluşlara işin baskı ve postayla ilgili kısmını tek bir sorumluyla çözme olanağı sağlıyor. Çünkü başka yerde basılıyor, basıldıktan sonra bunu alıp taşıyorsunuz postaneye, kabulu yapıldıktan sonra taşınması gerekiyor. Melez e-posta uygulamasının bu bakımdan önemli bir avantajı var."
Osman Tural, uygulamaya yıl sonuna kadar başlayacaklarını, bu uygulama sayesinde hem postadan kaynaklanan gecikmelerin hem de faturaların postaya geç verilmesinden kaynaklanan gecikmelerin ortadan kaldırılacağını belirtti. Tural, bu uygulamada esas müşterilerin Türk Telekom ya da bu kuruluş gibi PTT'ye toplu gönderi veren kuruluşlar olacağını ifade etti.

Kaynak:BThaber

Guvenli iletisim

Güvenli iletişime yeni standartlar

Levent Uyanıker

Elektronik Haberleşme Güvenliği Yönetmeliği’ni tartışmaya açan Telekomünikasyon Kurumu (TK), internet üzerinden yapılan haberleşmenin dinlenmesi ya da izlenmesini önlemek için siber güvenlik sistemi kurulmasını istedi. TK’nın tartışmaya açtığı yönetmelikle internet, telefon gibi elektronik haberleşme altyapılarındaki sorunlara karşı işletmecilerin sorumlulukları artacak.
TK tarafından yetkilendirilen Türk Telekom, GSM operatörleri ve internet servis sağlayıcıları başta olmak üzere tüm işletmeciler elektronik haberleşme güvenliğini sağlamakla yükümlü olacaklar. Yönetmelikle, işletmecilerin fiziksel alan, veri, donanım-yazılım ve personel güvenliğini nasıl sağlayacaklarına yer veriliyor. Yönetmeliğe göre, işletmeciler elektronik haberleşme altyapısının hizmet veremez hale gelmesini önlemek için tedbir alacaklar, altyapıyı içeren binalar ve kutular kilitli tutulacak.
Kuleler üzerine kurulu cihazlara yetkisiz kişilerin erişmesi engellenecek, iç haberleşmeyi sağlayacak sistemler şifrelenecek. Kritik donanım yazılım bileşenleri yedekli çalıştırılacak. Haberleşme sistemi işletmecilerinin kurulu olduğu binalarda güvenlik önlemleri artacak. Binalara giriş çıkış kayıt altına alınacak. Olası bir sabotaja karşı bu alanlarda daha önceden planlanmamış onarım çalışmalarından kaçınılacak. Belirtilen tehditlere ilişkin gerekli önlemleri almayan işletmeciler, cirosunun yüzde 3’ü kadar ceza ödeyecekler.
Kişisel bilgilerin korunması yönetmeliğe girmedi
Hazırlanan yönetmeliğin, kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasını kapsam dışına çıkarması dikkat çekiyor. Yönetmeliğin, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ile 2813 sayılı Telsiz Kanununun ilgili maddelerine dayanılarak hazırlandığı öğrenildi. Yönetmelikle, tüketici haklarının korunması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve uluslararası standartların dikkate alınması amaçlanıyor.
Teknik personelde mercek altında Devamı...

Mobil telefonlarda reklam

Mobil telefonlarda reklam işi büyüme eğiliminde

Amil Kunt

Şimdiye dek reklam sektörünün mobil telefonlara olan ilgisi pek büyük boyuta ulaşmış sayılmaz. Informa Telecoms & Media adlı bir araştırma şirketine göre dünyada geçen yıl internet reklamcılığı 24 milyar doları ve tüm reklam harcamaları 450 milyar doları geçerken mobil reklamları için harcanan 871 milyon dolar oldu. Ancak son aylarda internet reklamcılığı ile beraber reklam işinin dört temel taşı olan televizyon, radyo, basın ve açık hava reklamcılığına ek olarak pazarlamacıların ürünlerinin reklamını mobil telefonlarda yapma isteği doğrultusunda mobil operatörlerinin önemli adımlar attıkları görülüyor.

Günümüzde mobil telefonlarda reklamcılığın büyük bir bölümü yazılı mesajdan oluşurken bu tür reklamlara video klipler, web sayfaları ve müzik de ekleniyor. Informa’ya göre mobil telefonlarda reklam harcamaları 2011 yılında 11.4 milyar dolara erişecek. Diğer uzmanlara göre bu pazar aynı yıl 20 milyar doları bulabilir.

Dünyada varolan 2.5 milyardan fazla mobil telefon kullanıcısı 1 milyar dolayında olan kişisel bilgisayar kullanıcısından çok daha büyük potansiyeli oluşturduğu gibi mobil telefonların sayısının özellikle fakir ülkelerde bilgisayarlardan daha hızlı büyümesi, televizyon ve bilgisayarın aksine bu telefonların kullanıcıları tarafından her zaman her yere beraberinde taşınmaları mobil reklamcılığına başlayan eğilimin başlıca nedenleri arasında sayılıyor.

Reklamcılar arasında geleneksel reklamcılığın yarısının doğru hedef kitlesine ulaşamadığı kanısına karşılık çevrimiçi reklamcılıkta reklam verenlerin ödemeleri ise tüketicilerin reklama tıklama sayısına bağlı oluyor. Oysa mobil operatörleri abonelerinin kişilikleri, alışkanlıkları, hobileri ile ilgili profil bilgisine sahip olduğu taktirde reklamcıların bu bilgiyi kullanarak geliştireceği reklamların daha etkin olacağı bekleniyor.

Mobil operatörler reklam pastasına göz dikti Devamı...

Cv Hazirlama Teknikleri

jobstar, cv hazırlayacak olanlara bazı öneriler sunuyor.

  • Asla yazım hatası yapmayın! Bir tane bile…
  • Sizi işe alacak kişiyi hitap alın. İnsan Kaynakları Departmanına yollanan özgeçmişler daha zor bir süreçten geçerler. Eğer iş alımını kimin yaptığını bulabiliyorsanız yazınızın başına ilgili kişinin ismini yazın. İsmin ve ünvanın doğru olduğundan emin olun. Biraz formalite kullanmak ve Soyadının başına Bay, Bayan, Dr, Prof koyarsanız uygun olacaktır.
  • Kendi kelimelerinizi kullanın ve sizin ağzınızdan yazıldığı belli olsun. İşverenler bilgi, istek ve odaklanma ararlar.
  • “Doğal” olmak birçok insanı sinirli yapar. Hele yazım hataları ve gramer kurallarına dikkat ediyorsanız daha da gergin olabilirsiniz.
    (çevirmen notu: Yazım kurallarını kontrol etmek için tdk.gov.tr den faydalanabilirsiniz.)
  • Şirket ve sektör hakkında bilginiz olduğunu gösterin. Bu noktada araştırma yapmanız gerekecek. Ancak çok da ileri gitmeyin. Sadece şirketi bir telefon rehberinden bulmadığınızı, onların kimler olduğunu ve neler yaptığını bilerek onları seçtiğinizi gösterin!
  • İşverene anlamlı gelen terim ve deyimleri kullanın. Bir iş ilanı üzerinden başvuru yapıyorsanız ilandaki terimleri (SQL, Excel vs..) kullandığınız yerlerde KOYU harfler kullanabilirsiniz.

Ön Yazı Örneği - 1
Ön Yazı Örneği 2

isminiz
iletişim adresiniz
şehir, ülke, posta kodu
Telefon numaraları
e-posta adresi


Tarih (gün,ay,yıl)

İlgili kişinin ismi
Ünvanı
Şirketin ismi
şirketin İletişim adresi
şehir, ülke, posta kodu

Sayın Bay(Bayan) soy isim

Yazınıza okuyucunuzu kapacak bir şekilde başlayın, sizinle bir bağ kurmasını sağlayın. gerek bir araştıran soru, gerekse bir alıntı.
Sonunda: özetle hangi iş için başvurduğunuzu söyleyin.

Yazınızın orta bölümü sizin özelliklerinizi anlatan, kalifiye olduğunuz noktaları gösteren 1-2 kısa paragraftan oluşmalı
Özgeçmişinizi özetlemeyin! isterseniz kolon stili veya satır başlarında nokta stilini kullanabilirsiniz.

Son paragrafınız bir sonraki adımı anlatmalı ya da okuyucunun sizi görüşmeye çağırması için teşvik etmeli. Teşekkür ederim diyerek tamamlayın.

Bilgilerinize arz ederim,

El ile atılmış
İmzanız.

Bilgisayarda yazılmış
İsminiz

CV Örneği

Özgeçmişinizi hazırlamak için birçok farklı alternatif kullanabilirsiniz. Ancak Avrupa Birliği standartında bir CV hazırlamak istiyorsanız Europass CV sayfasında her Avrupa dilinde bulabileceğiniz hazır CV örneklerine hem Word biçiminde hem de OpenOffice biçiminde indirebilirsiniz.

Türkçe CV Örneği
İngilizce CV Örneği

Ayrıca bir de oldukça şık olduğunu düşündüğüm bu CV örneğini de kullanabilirsiniz.

Teknoloji Haberleri (Kasim 07)

Yüksek kapasiteli iki yeni kamera

Samsung�un iki yeni video kamerası VP-HMX10C ve VP-MX10, kullanım kolaylığıyla şık tasarımı buluşturuyor. Flaş hafızalı video kamera VP-HMX10C, HDTV görüntü kalitesi sunuyor. 2.7 inç LCD ekrana ve dokunmatik LCD panele sahip kamerada, durum göstergesine kolayca ulaşmayı sağlayan yeni i-Check tuşu yer alıyor. Üründe büyük dosyalar sıkıştırılarak 1 saatlik HD video 8 GB flaş bellekte saklanabiliyor. �Natural Search� özelliği ile görüntüyü net şekilde 2x veya 4x hızında ileri geri alabilen ürün, 10x optik zoom ve 20x sayısal zoom özelliğine ve 90 dakika pil ömrüne sahip. 8 GB dahili flaş belleği ve 50 kare/sn �progressive� (aşamalı) teknolojisi detaylı videoları HDTV ya da bilgisayarda seyrederken yüksek görüntü kalitesine olanak veriyor.
Samsung VP-MX10 ise güçlü şarj edilebilir pili ve 4 GB harici flaş belleğiyle 2 saate yakın bir süre kesintisiz kayıt olanağı sağlıyor. �Quick Start� özelliğiyle tek tuşla anında kayıt yapabilen ürün, 34x optik zoom, 2.7 inç LCD ekran ve dokunmatik LCD panel gibi özellikler sunuyor. Schneider Kreuznach optik lensi sayesinde kamera, çarpık ve astigmatik kırılmaları engelleyerek gerçeğe en yakın görüntü kalitesine ulaşmayı sağlıyor. MPEG-4 ASP Video Codec teknolojisi sayesinde büyük dosyalar sıkıştırılarak 2 saatlik video 4 GB harici flaş bellekte saklanabiliyor. USB girişiyle bilgisayara doğrudan bağlanabilen Samsung VP-MX10 mor ve siyah renk seçenekleriyle pazara sunuluyor.
Bilgi için: www.samsung.com.tr


Her yerde müzik keyfi

Creative, pazara son olarak sunduğu ürünü ZEN Wav 65.000 renkli 1.5 inçlik TFT ekrana sahip. Üzerinde harici hoparlörü bulunan ZEN Wav, ayrıca masaüstü standıyla dik durabiliyor ve özel tasarımıyla müziğin bir ortamda yüksek sesle dinlenmesini sağlıyor. 2 GB ve 4 GB�lık kapasite seçenekleriyle sunulan ürün e-kitap okuma fonksiyonuna sahip. Dünya saati özelliği ise üç ayrı ülke için dünya saatlerinin her zaman kontrol edilebilmesine olanak tanıyor. Li-ion pille çalışan ZEN Wav ile 30 saat boyunca kesintisiz müzik dinlemek mümkün.
Bilgi için: www.tr.creative.com


PC’de yeni alternatif

Asus, öğrenmesi kolay, çalışması kolay, oynaması kolay temasıyla yön verdiği yeni bir Eee PC’yi duyurdu. Bilgisayar ile yeni tanışan kullanıcılar için kolay bir arayüze sahip olan Eee PC, hem Windows hem de Linux olmak üzere iki farklı arabirimle kullanım olanağı sunuyor. 40 yerleşik uygulamaya sahip olan Eee PC, yerleşik WLAN bağlantısı ile de hareket halindeyken kullanıcıların dinamik Internet kullanımına bağlı kalmasını sağlıyor. 7 inçlik Eee PC, 1 kilogramdan hafif bir ağırlığa sahip.Yerleşik flash belleğe dayanan özel yarı iletken disk tasarımına sahip olan PC, flash bellek kullanması nedeniyle de kullanıcılar için küçük, hafif ve dayanıklı bir alternatif sunuyor.
Bilgi için:www.asus.com.tr




Bilisim Haberleri (Kasim 07)

OECD’nin Türkiye raporu açıklandı

Levent Uyanıker

Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) koordinasyonunda OECD’nin hazırladığı “OECD e-Devlet Çalışmaları” raporu Türkiye'de son yıllarda e-devlet konusunda kaydedilen gelişmeleri su yüzüne çıkardı. Güney Kore ve Meksika ile Dünya Bankasından uzmanların katkılarıyla yazılan raporda Türkiye’nin bilgi ve proje ile değişim yönetimi becerilerinin eksikliğine dikkat çekilerek, “Pek çok OECD ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’de de öngörülen maliyet ve faydaların gerçekleştirilmesi için yatırım maliyetleri ve geri dönüşüm konusunda bilgi eksikliği yanında proje ve değişim yönetimi becerilerinin eksikliği görülmektedir” denildi.
Birlikte çalışabilirlik hayata geçirilmeli
Türkiye, bu sorunları çözebilmesi için, projelerin analizinde standart fayda/maliyet analizi yanında maliyet muhasebesi sisteminin uygulamalarını değerlendirmesi gerektiğini belirten OECD, bitmiş yatırımların değerlendirilmesi, kullanıcılara olan faydanın ölçülmesi ve mükerrer yatırımları önlemek ve değişik uygulamaların birlikte çalışabilirliğini sağlayacak bir kurumsal mimari geliştirilmesi gerektiğini önerdi.
Belediyelerde e-hizmet patlaması olacak
OECD, bakanlıkların kendi yetki alanlarıyla ilgili e-devlet girişimlerinin planlama ve uygulama aşamasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı ve Türkiye’nin kaynak ve sorumlulukları merkezi kurumlardan yerel yönetimlere doğru kaydırmakta olduğundan belediyelerin, pek yakında, kendi seçmenlerine yönelik e-hizmetleri planladığının altını çizdi. OECD, belediyelerin birbirlerinden bağımsız bir şekilde, münferit uygulamalar geliştirmelerini önlemek amacıyla ortak proje geliştirme, birlikte çalışabilirlik ve daha baştan ortak hizmetlerin tasarlanması için yerel düzeyde güçlü liderlik ve işbirliğine ihtiyaç olduğunu söyledi.
İnternet kullanım oranımız çok düşük
Türkiye’de bilgi toplumunun gelişmesinde dengesizliklerin devam ettiğini dile getiren OECD,
iş dünyasının yüksek düzeyde internet kullanıcısı olduğunu ancak Türkiye’nin AB–25 ülkelerine (yüzde 47) göre oldukça düşük internet erişim oranına (yüzde
14) erişebildiğini açıkladı. OECD raporunda şu bilgiler yer alıyor: “Türkiye nispeten düşük internet erişim oranına rağmen e-devlette önemli ilerlemelerin gerçekleştirilebileceğini göstermiştir. Örneğin, muhasebeciler gibi aracı bir kesimin de katkısıyla vergi beyannamelerinin elektronik ortamda verilmesiyle ilgili çok iyi bir kullanım oranı yakalanmıştır. Buna ilaveten, bankaların vergi ödemelerinde aracı yapılmasıyla vergi toplamada işlem maliyeti 2 dolardan 0,35 dolara düşürülmüştür.”


Yeni nesil Türkçe sosyal ağ: mondus.net

Artık kişiler internet üzerinden, sosyal ağlar aracılığı ile buluşuyor, ilişkilerini bu yolla da geliştiriyor. Dünyada Myspace, LinkedIn gibi örneklerle başlayan, facebook�la devam eden yeni nesil sosyal ağ uygulamalarından biri olarak tasarlanan mondus.net Türkçe olmasının yanında Türkiye�ye yönelik ayrıcalıklar taşıyor. 3 genç teknoloji uzmanı tarafından kurulan mondus.net, benzer uygulamalardan yola çıkılarak ancak Türklerin alışkanlıklarına ve beklentilerine göre geliştirilmiş yeni nesil bir sosyal ağ. Kullanıcıların gerçek hayattaki arkadaşlıklarını internet üzerinden sürdürebilmelerini ve geliştirebilmelerini sağlıyor. Mondus.net�e üye olarak arkadaşları isimle bulmak, bağlantı kurmak ve fotoğraf, film, yazılar paylaşmak mümkün. Gizlilik kuralları tamamen üyenin kendi istekleri doğrultusunda şekillendirilebilen mondus.net�te, tüm üyelerle, çeşitli ilgi alanlarına yönelik gruplarla iletişim kurulabileceği gibi, üniversite veya şirketlere özel ağlarda yer alarak daha kapalı iletişim ağları da yaratılabiliyor. Mondus.net kurucularından Cem Sertoğlu �Sosyal ağların zaman içinde erozyona uğradığını görüyoruz. Mondus.net�in kişilerin gerçek kimlikleriyle yer alabilecekleri, iletişimlerini kolaylaştıran ve hız kazandıran alternatif bir iletişim platformu olarak gelişmesi için teknolojik ve içeriğe yönelik yaratıcı çalışmalar yapmayı ve mondus.net�i her dönem güvenilir, yenilikçi bir sosyal ağ olarak yaygınlaştırmayı hedefliyoruz� dedi.



Nanoteknoloji 2014’e kadar trilyonluk sektör olacak

Deloitte Global Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon İnovasyon Direktörü Edward K. Moran’ın üyesi bulunduğu Amerikan Ulusal Nanoteknoloji İnisiyatifi’ni Değerlendirme Komitesi tarafından yayımlanan makalede, nanoteknoloji alanındaki araştırmaların durumu ve geleceğe dair öngörüler yer aldı. 3 yılda bir hazırlanan raporda nanoteknoloji çalışmalarının henüz başlangıç aşamasında sayılabileceği ancak önümüzdeki yıllarda bu teknolojinin ekonomiye ve insan yaşamına damgasını daha fazla vuracağı belirtildi. Raporda yer verilen bir çalışmada, 2014 yılına kadar nanoteknoloji ürünlerinin küresel yıllık cirosunun 2,6 trilyon doları bulacağı öngörülüyor. 2014 yılında nanoteknoloji bütün bilgisayarlarda, elektronik aygıtlarda, ilaçların yüzde 23’ünde, otomobillerin yüzde 21’inde kullanılacak.
Nanoteknoloji konusunda en çok patent alan ülke ABD
Rapora göre, ABD nanoteknoloji gelişiminde halen lider konumda, ancak giderek daha fazla uluslararası rekabetle karşı karşıya kalıyor. Japonya ve AB’nin nanoteknoloji ve nano bilim alanında yaptığı yıllık kamu harcamalarının yaklaşık miktarı, ABD’ninkine yakın olarak, 1 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Ülkeler bazında yapılan karşılaştırmalar ve alınan patentlerin dökümü, uluslararası platformda nanoteknolojide giderek artan miktarda entelektüel etkinliği ortaya koyuyor. 1976-2003 yılları arasında nanoteknoloji ile ilgili 5 bin 228 patentin yüzde 67’sinin Amerikan kurumları tarafından alınması bu ülkenin önde olduğunu gösteriyor. ABD’nin bu dönemdeki 3 bin 500 civarındaki patentini, 926 patent ile Japonya, 684 patent ile Almanya, 244 patent ile Kanada ve 183 patent ile Almanya takip ediyor.




BT sikayetleri rapor oldu

BT şikayetleri rapor oldu

Levent Uyanıker

Tüketiciler Birliği “2006 Yılı Hak İhlalleri Raporu”nu yayımladı. 2006 yılında bilişim teknolojileri (BT) alanında Tüketiciler Birliği’ne ulaşan başvuruları raporlaştıran birlik, tüketicilerin bilgi teknolojilerine yönelik şikayetlerini kamuoyuna ulaştırdı.
Rapora göre birliğe 2006 içinde toplam 6.385 başvuru yapılmış ve bunların 4.290’si (yüzde 67,19) internet üzerinden gerçekleştirilmiş.
Başvuruların sektörel dağılımını veren Tüketiciler Birliği, BT’den en çok şikayet eden kesimin 1636 başvuru ile bankacılık sektörü olduğunu açıkladı. İkinci sırada 911 başvuruyla iletişim sektörü bulunurken dördüncü sırada 512 başvuruyla bilişim ve beşinci sırada 507 başvuruyla cep telefonu kullanıcıları bulunuyor. Raporda, 6385 başvurunun içinde BT alanını ilgilendiren toplam 1930 başvuru (iletişim, bilişim ve cep telefonu) dikkat çekiyor.
Başvuruların sektörel dağılımı
Ayıplı malların sektörel dağılımına yer veren rapora göre, dayanıklı tüketim malları toplam 458 başvuru (yüzde 28,66) ile birinci sırada yer alıyor. Cep telefonları 352 başvuru (yüzde 22,03) ile ikinci ve bilişim de 211 başvuru ile (yüzde 13,20) 4. sırada bulunuyor. Bu bilgiler ışığında BT’nin, toplam 563 başvuru (yüzde 35,23) ile göze çarpıyor.
Ayıplı mal ile ilgili başvuruların sektörel dağılımı
Sektör Sayı Yüzde
Dayanıklı Tüketim Malları 458 28,66
Cep Telefonu 352 22,03
Giyim 318 19,90
Bilişim 211 13,20
Otomotiv 108 6,76
Gıda 53 3,32
Ev Tekstil 23 1,44
Ev Gereçleri 18 1,13
Kişisel Bakım 14 0,88
Alışveriş 13 0,81
İnşaat 9 0,56
Sağlık 6 0,38
Akaryakıt 1 0,06
Diğer 14 0,88
Toplam 1598 100,00

Ayıplı malların cep telefonu markası bazında dökümüne göre, 7 şirket hakkında toplam 352 başvurunun yapıldığı gözleniyor. İlk sırayı 89 başvuru ile (yüzde 25,28) Nokia alırken, Nokia’yı 29 başvuru (yüzde 8,24) ile Siemens, 20 başvuru (yüzde 5,68) ile Motorola takip ediyor.
Ayıplı mal/Cep telefonu ile ilgili başvuruların şirket bazında dağılımı
Şirket Sayı Yüzde
Nokia 89 25,28
Siemens 29 8,24
Motorola 20 5,68
Samsung 14 3,98
Sony Ericson 14 3,98
Philips 3 0,85
LG 2 0,57
Diğer 181 51,42
Toplam 352 100,00

BT ile ilgili ayıplı malların şirket bazında sınıflandırmasını veren birlik, BT alanında 211 başvuru yapıldığını, 13 başvuru (yüzde 6,16) ile Sony şirketinin ilk sırada bulunduğunu açıkladı. Birliğin araştırmasına göre, HP, Siemens ve Toshiba 10’ar başvuru (yüzde 4,74) ile 2. sırayı paylaşıyor.
Ayıplı mal/bilişim ile ilgili başvuruların şirket bazında dağılımı
Firma Sayı Yüzde
Sony 13 6,16
Hp, Siemens, Toshiba 10 4,74
Samsung, Teknosa, Vatan Computer 8 3,79
Gold Bilgisayar 7 3,32
Fujitsu-Siemens 5 2,37
İncrofic Bilgisayar, Lexmark, Panasonic 4 1,90
Bimeks, Philips, Vestel 3 1,42
Alfa Bilgisayar, Casper, Datron, Dell, Minton, N.T. Kit.Kırt.Büro M., LG 20,95
Abit, Acer, Adese Alışveriş Merkezleri, Aidata, Alamaç Bilgisayar Ltd., Arçelik, Astra Bilgisayar, Asya Bilgisayar, Aybis Bilgisayar, Aydın Aras, Aytek Bilgisayar, Bayiner Elektronik, Ben Q, Canon, Creative, Doğu Elektrik, Ekopa, Eksa Bilgisayar, Enver Sarı Kahvecilik Ve Elektronik Eşya Satımı, Epsonstylusphoto, Er-Cell, Escort, Ev Shop, Evkur, Global Sanayi A.Ş, Hama, Hyundai, JVJ, Kar-Tel, Kavai, Kodak, Mavi Bilgisayar, Merit, Migros, Moulineks, Netcell, NT, Olympus, Ottoman Store, Özel Özdoğuş Bilgisayar A.Ş, Packert Bell, Premier, Procuit, Razer, Samtel Elektronik, Sansui, Saz Ticaret, Senes Bilgisayar, Sunny, Teknorium, Tunmatik, Velsan Elektronik, Xtrıum, Yumatu, Zirve Bilişim, Zoom 1 0,47
Diğer 41 19,43
Toplam 211 100,00

İletişimin ayıplı hizmetle ile ilgili başvuruların sektörel dağılımında birinci sırada yer alması göze çarpıyor. Ayıplı hizmetler alanında toplam 1410 başvuru yapılırken iletişim toplam 808 (yüzde 57,3) başvuru ile açık ara önde görünüyor. İletişimi 128 başvuru ile (yüzde 9,08) banka sektörü izliyor.
Ayıplı Hizmet ile İlgili Başvuruların Sektörel Dağılımı
Bilişim, cep telefonu ve iletişimin servis hizmetleriyle ilgili başvuruların sektörel dağılımında toplam 376 başvuru (yüzde 67,86) ile aslan payını alması yine dikkat çekici bir nokta.
Servis Hizmetlerinin Sektörel Bazda Dağılım
Sektör Sayı Yüzde
Bilişim 180 32,49
Cep Telefonu 128 23,10
Otomotiv 111 20,04
İletişim 68 12,27
Dayanıklı Tük.Mall. 60 10,83
Ev Gereçleri 2 0,36
Giyim 2 0,36
Diğer 3 0,54
Toplam 554 100,00

Servis hizmetlerinin şirket bazında dağılımı için toplam 554 başvuru yapılmış. Bu alanda KVK toplam 36 başvuru (yüzde 6,5) ile ilk sırayı alırken Nokia, 32 başvuru ile (yüzde 5,78) 2. ve Teknosa 20 başvuru (yüzde 3,61) ile 3. sırada bulunuyor.
Mesafeli satışların şirket bazındaki dağılımına bakıldığında 67 başvuru ile (yüzde 44,67) www.bidolu.com ilk sırada yer alıyor. 2. sırada 18 başvuru ile (yüzde 12) www.hepsiburada.com bulunurken 3.sırada 8 başvuru ile (yüzde 5,33) www.bascuda.com dikkat çekiyor.
İletişim ile ilgili ayıplı hizmetlerde toplam 808 başvuru yapıldığı görülüyor. Başvuruların 539’u ADSL ile ilgili yapılmış ve yüzde 66,71’lik bir yüzdeye sahip. 2. sırada ise 86 başvuru ile (yüzde 10,64) Avea yer alırken Turkcell de 60 başvuru ile (yüzde 6,93) 3. sırada bulunuyor.
Ayıplı Hizmet/İletişim ile İlgili Başvuruların Firma Bazında Dağılımı
Firma Sayı Yüzde
ADSL 539 66,71
Avea 86 10,64
Turkcell 60 7,43
Türk Telekom 56 6,93
Telsim 22 2,72
Türksat (Kablo Net) 14 1,73
Smile ADSL 5 0,62
Superonline 1 0,12
Diğer 25 3,09
Toplam 808 100,00

leventu@interpro.com.tr

3D Monitor

Dünya üç boyutlu ekranlarla tanışma yolunda ilerliyor

Yeşim Çinioğlu

Teknoloji sonunda bizi televizyonda üçüncü boyutla da tanıştıracak. Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Levent Onural öncülüğünde 190 kişiden oluşan uluslararası bilim kurulunun AB çerçeve programları kapsamında yürüttükleri çalışma, üç boyutlu görüntüyü ekranlara taşıyacak.
Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Levent Onural�ın, hayalini kurduğu üç boyutlu televizyonu, bilimsel projeye dönüştürmesi ve finans kaynağı ile buluşturması dünyada çok önemli bir proje yarattı. Bilkent Üniversitesi öncülüğünde 19 kuruluş, 190 kişiden oluşan uluslararası bir bilim kurulunun yer aldığı proje 48 aylık bir çalışma. 6 milyon 150 bin avro destek sağlanan projenin bitimine ise 12 aylık bir süre var. Prof.Dr. Onural, üç boyutlu TV ile televizyonlarda senaryodan ekipmana kadar pek çok şeyin farklılaşacağını düşünüyor. Biz de Onural�a proje, üç boyutlu televizyonlar ve önümüzdeki süreçle ilgili sorularımızı yönelttik.

Üç boyutlu televizyon konusunda proje üretme fikri nasıl ortaya çıktı?
Aslında kişisel merakımın profesyonel yaşantımla birleşimi bu projeyi ulaştırma fırsatını getirdi. Araştırmalarımı yönlendiren iki unsur oldu. Bir tanesi sayısal video diğeri de holografi. Ben, üç-boyutlu televizyonun yüksek teknolojili, ileri bir biçimi olan �holografik TV� ile 1988�den beri uğraşmaktayım. Bu konudaki araştırmacıların pek çoğu ile daha önce de bilimsel işbirliği yapmıştık. Ancak üç boyutlu televizyonun pazara sunulmasına fırsat verebilecek kadar geniş katılımlı bir proje oluşturamamıştım. Bu konudaki araştırmacıların pek çoğu ile daha önce de bilimsel işbirliği yapmıştık. AB ile imzalanan işbirliği anlaşması sonucunda, üç-boyutlu televizyonun her yönünü ele alan büyük bir proje örgütleyebileceğimizi ve hayata geçirebileceğimizi düşündüm. Üç boyutlu televizyon teknolojileri üzerine çalışan araştırmacıları bir araya getirebilmek için Bilkent Üniversitesi
çatısı altında AB fonlarına katılmak gerekiyordu. Böylece yola çıktık. 2002�de 6. ÇP�ye giderken Avrupa�daki meslektaşlarıma bu konudaki düşüncelerimi açtım; olumlu buldular. Uzmanları örgütledik. 6 ay boyunca projeyi hazırladık. 7 ülkeden 19 ortağı bir araya getirdik.Ve böylece devam edip, projeyi 2004'te AB�nin parasal desteği ile hayata geçirdik. (BThaber)

Internet Hizmetleri

İnternet bazlı hizmetler yaygınlaşacak

Ceren Moral

Ülkemizde geçen yılın Şubat ayından beri çalışmalarını sürdüren WSI, kapsamlı web çözümleriyle hizmet sunuyor. Şirketin tüm ürün ve hizmetlerinin her ülkede geçerli olmadığını belirten WSI Türkiye İnternet Danışmanı Hakan Uzunhekim, Türkiye�de bu paralelde tüm ürün ve hizmetlerle çalışmalara başlamadıklarını söyledi. Uzunhekim bu süreç hakkında bilgi verdi:
Bizim başvurularımız ve merkezin incelemeleri sonucunda belirli hizmetlerle başladık. Bu noktada altyapı da çok önemli. Belirli hizmetlerin sunulabilmesi için belirli altyapıların ülkede geçerli olması lazım. Bu nedenle bazı ürünleri zaman içinde ülkemize getirdik. Türkiye�ye çevrimiçi pazarlama, web sitesi tasarlama, e-ticaret ve e-eğitimle girdik. Zaman içinde CRM ve ERP benzeri web tabanlı çözümlerin buradaki satış hakkını aldık. En son olarak WebOffice hizmetini devreye soktuk. Bu hizmet dünyada Fortune 500 listesinin yüzde 80�inin kullandığı, bildiğimiz ofis ortamının webe taşındığı bir çözüm.
Çevrimiçi pazarlama başlığının altında altı tane kol yer alıyor. WSI Türkiye bu altı koldan üç tanesiyle hizmetlerine başladı. Bu başlıkları arama motoru optimizasyonu, tık başına kampanya yönetimi ve web sitesi barındırma raporları danışmanlığı olarak sıralayan Uzunhekim, zaman içinde uzmanlık gerektiren detaylı analizlerin üzerinden geçildiği Web Analytics olarak tabir ettiğimiz dönüştürme araçları hizmete girdi. Son olarak bir buçuk ay önce ClickTracks adında dönüştürme konusunda uzman olan bir şirketle küresel boyutta çözüm ortaklığına adım atıldı. Böylece Türkiye ekibi olarak ClickTracks�in satış ve pazarlama hakkını elde ettik. Bununla ilgili çalışmalarımız sürüyor şeklinde çalışmaları özetledi.
WSI�ın hizmet sunduğu alanlardan biri de e-eğitim. Bu konuya değinen Uzunhekim, yerel pazarın bu anlamda büyük potansiyele sahip olduğunu söyledi. Hem eğitim kurumları hem de kurumsal eğitim veren ve bu konuya yatırım yapan şirketlerin çok az bir kısmı e-eğitime geçmiş durumda. Oysa bu konuda sunulan büyük olanaklar var. Bu olanaklar giderleri kısarken verimliliği artırıyor diyen Uzunhekim, bu sayede eğitimlerin çok daha geniş yelpazeye yayılmasının mümkün olduğunu belirtti.
Küresel bazda 14 üretim merkezi (Bthaber)

Mobil telefonlarda tek bir video

Mobil telefonlarda tek bir video standardı kullanımına doğru

Amil Kunt

Avrupa�da 13 ülke ilk sayısal mobil telefon ağları için aynı teknolojiyi kullanma kararını 1989 yılında aldı. Bu anlaşma ile şimdi dünyada kullanılan telefonların yüzde 84�ü olan 2.3 milyar telefonun değişik standartlar ile kullanımının yaratacağı rekabet önlenirken aynı zamanda GSM tüm dünyada kullanılan tek bir sistem oldu.

Ancak şimdiye dek Avrupa Komisyonu cep telefonlarında mobil video teknolojisi için aynı sonuca varamadığından Avrupa Birliği�ndeki 27 ülke tarafından bu teknolojinin tek bir standart olarak kullanımı için komisyon bundan böyle ilgili endüstri üzerinde büyük bir baskı yapmaya karar verdi.

Mobil video yönünde atılan bu adımın başarılı olması durumunda ki bazı uzmanlara göre bu her ne kadar kolay olmasa bile bu teknolojinin ekipman üreticilerine çok büyük pazarlar yaratacağına, üçüncü kuşak ağlar için büyük yatırım yapan operatörlere yatırımlarının karşılığını alabilecek bir fırsat oluşturacağına, yayıncı kuruluşların da televizyon karşısında saatlerce oturmayan ve daima hareket halinde olan mobil telefon sahibi izleyicilerine ulaşabilme olanağı sağlayacağına inanılıyor.
Mobil video izleyenlerin sayısı 43 milyona çıkacak
Datamonitor adlı bir araştırma kuruluşuna göre çoğu İtalya ve Finlandiya�daki yaklaşık 1 milyon mobil video izleyicisinin sayısı 2012 yılında 43 milyona çıkacak. Asya�da ise bu teknolojinin kullanımı daha büyük boyutlara erişmiş olup Japonya�daki cep telefonların yüzde 6�sı olan 7.3 milyon cep telefonu kullanıcısı ISDB adlı bir mobil video standardını kullanarak ücretsiz sayısal yayınları izliyorlar. Japonya�da olduğu gibi Güney Kore�de de mobil TV yayınları bir yıl önce başlamış bulunuyor. Avrupa�da ise AB�nin yürütme kolu olan Avrupa Komisyonu endüstrinin tek bir standarda bağlı olarak bu teknolojinin uygulanmasına başlanmasında zorluklarla karşılaşıyor.

Vodafone, T-Mobile, Nokia, Siemens, Sony Ericsson, Philips ve Motorola�nın destekledikleri Sayısal Video Yayın (DVB-H) standardına rakip olarak Güney Kore�de geliştirilen Sayısal Çokluortam Yayın (DMB) standardını da Samsung, Panasonic, LG Electronics ve diğer mobil telefon üreticileri destekliyor. Her ne kadar bu kuruluşlar kullanılacak standardın açık bir standart olması gerektiği görüşünde birleşiyorlarsa da bunun hangi standart olması yönünde bir görüş birliğine varmış değiller.
Avrupa Mobil Yayın Konseyi oluşturuldu
DVB-H ve DMB standartlarının en iyi ögelerini tek bir standart altında birleştirerek yeni bir standart oluşturulması amacı ile Avrupa Komisyonu tarafından Avrupa Mobil Yayın Konseyi oluşturuldu. Bu sorunun en kısa zamanda sonuçlandırılması için merkezi Brüksel�de bulunan Avrupa Bilgi ve İletişim Endüstrisi Derneği de konseyin çalışmalarına katılmış bulunuyor. Ancak bu sorunun çözüme kavuşmaması durumunda önümüzdeki bir yıl içinde Avrupa Komisyonu�nun tercihini DVB-H standardı doğrultusunda kullanarak AB ülkelerinin de bu standardı kullanmalarını zorluyan bir karar alacağı bekleniyor.

Komisyonun bu tutumuna karşı çıkanların ve her iki standart arasındaki seçimin komisyon üyelerinin değil pazarların karar vereceği görüşüne de katılanların sayısı da az değil. Bu kişilere göre DVB-H ve DMB teknolojileri AB ülkelerinde ticari yönden kullanılmakta veya test edilmekte olup Brüksel tarafından tek bir standardın kullanımını zorunlu kılan bir kararın alınması endüstrinin sert tepkisine yol açacak

Bu sorunun çözümünde en büyük AB ülkesi olan Almanyanın önemli bir rol oynaması bekleniyor. Bu ülkede federal hükümet değil, 13 eyalet kendi bölgelerinde hangi sayısal video standardının kullanacağına karar verme hakkına sahip.

Teknolojilerine milyonlarca avro yatırmış olan DVB- H�nin rakipleri AB Komisyonu�nun standartlarla ilgili tarafsız bir tutum izlemesinde ve kararın tüketiciler ile pazarlar tarafından verilmesinde ısrarlı tutumlarını sürdürüyorlar. 20 yıl önce geliştirilen GSM standardına patentleri ile katkıda bulunan ve çok büyük finansal yararlar sağlayan Nokia, Ericsson, Qualcomm ve Motorola gibi mobil video teknolojisi geliştirenlerin de bu sorunun 2008 yılında çözülmesinden sonra sağlayacakları finansal yararlar da çok büyük boyutta olacak.

istanbul.com ve Google�dan gmail

istanbul.com ve Google�dan gmail yetenekli @istanbul.com posta hizmeti

İstanbul�un dünyaya açılan kapısı istanbul.com ile Google, küresel marka olma yolculuğunda İstanbul�a güç verecek bir işbirliğine imza attı: @istanbul.com, powered by Google! İşbirliği kapsamında, dileyen herkes, Gmail service�in altyapısıyla desteklenen @istanbul.com uzantılı e-posta adresine ücretsiz sahip olabilecekler. Tüm dünyadaki Google operasyonları içinde �bir kentin adına özel olarak sunulan ilk e-posta� olan bu örnek uygulamanın yanı sıra, çok kısa bir süre içerisinde Google Maps, YouTube, Blogger, Google Calendar ve GTalk gibi Google servisleri tarafından desteklenen özel uygulamalar da istanbul.com kullanıcıları için hayata geçirilecek. istanbul.com ve Google, bu hizmetlerin yanı sıra, İstanbul markasına değer katacak yeni ürün ve hizmetlerin yaratılması için de birlikte çalışacak.


Blog, siyasetin nabzında

Edip ÖYMEN

Amerikan başkanlık seçim kampanyasını internette izlemek, bilgi toplumu niteliği kazanmış bir alemde �bu işler�in nasıl yaşandığını görmek bakımından ilginç. Siyasetçi, topluma mesajını teknolojiyle iletiyor. Bunun eski kampanyalardan farkı, teknolojinin çok öne çıkmış olması. Eh, memlekette çevrimiçi nüfus çoksa, sen de gidip meydan mitingi yapmazsın. Herkese, onların alışkın olduğu mecradan (medium) ulaşırsın.

İşte bakınız popüler siyah senatörümüz Obama�nın sitesini ziyaret edenlerin �pazar trafik payı� yüzde 36,5. Bu veri, internette kuş uçsa haberi olan Hitwise�ın 1 Eylül�deki açıklamasından. Adamlar, bu verilerin ayrıntılı analizlerini parayla satıyor. Medyaya haber yapacak kadarını veriyor.

Evet, gelelim internet meraklısı John Edwards�a. Onun pazar payı yüzde 22,3. Hillary, hemen dibinde yüzde 22. Sonra uzun bir boşluk var. Arkadan, ismi var cismi yok demokratlar geliyor.

Cumhuriyetçi cephede en olmadık aday adayı Ron Paul yüzde 42,5 ile önde. Sonrakilerle arasında açık büyük. 9/11 �kahraman belediye başkanı� Giuliani yerlerde sürünüyor. Payı yüzde 7,6. Lafını etmeye değmez.

Blogların izini süren Technorati�de (ayraç içine almadan) 2008, presidential, election sözcüklerini yazınca 40 bin kayıt geliyor. Ama adayları tek tek aramaya başlarsanız örneğin Hillary için 226 bin kayıt oluşmuş durumda. Bu satırları okuduğunuz sırada bu rakamlar artmış da olacak.

Blogdan bloke olmamak için Arizona Devlet Üniversitesi�nden iki profesör, bir metin analiz teknolojisi geliştirdi. Bu sistemi uygulayarak, aday adaylarına dair her türlü �laf salatası�, akıllı uslu mesaja dönüşüyor. Her 4 saatte bir, o aday adayına ait veriler yenileniyor. Blogcuların, her adaya dair fikir ve görüşlerini tek bir sitede okumak, bloglar arasında kör gibi dolanıp aklını kaçırmaktan daha pratik.

Hakia, arama motorlari savasina sıkı hazirlaniyor

Haber Merkezi

Hakia, 2004 yılında yeni nesil arama motoru geliştirmek iddiasıyla kurulduğunda, tüm köşelerin kapıldığı bu pazarda nasıl başarılı olacağı şüpheyle karşılanmıştı. Dünyadaki Internet kullanıcılarının bir numarası Google, iki numarası Yahoo karşısında iddialı olmak için ne yapacaktı? İnsanların kullanım alışkanlığını nasıl değiştirebilecekti? Aradan geçen zaman, Hakia�nın hayalperest bir macera olmadığı, bu pazara ciddi bir şekilde hazırlandığını ve iddiasını gerçekleştireceğini gösterir nitelikte. Hakia sayesinde karmaşık bir cümleyi arayabilecek, hatta sorular sorup yanıtını alabileceksiniz. Örneğin, sadece yaz mevsiminde açan kırmızı renkli çiçekler hakkında bir arama yapıyorsunuz. Hakia size, sadece �Kırmızı çiçek, �yaz mevsimi� gibi kelimelerle aramak yerine �sadece yaz mevsiminde açan kırmızı renkli çiçekler� cümlesini yazıp doğru bilgilere eriştirebiliyor. Bununla da kalmayıp, �Damar sertliğini gideren haplar hangileridir� diye bir soru sorduğunuzda size sorunuzun yanıtını da veriyor.
Arama motorunun en önemli özelliği, arayan kişinin ne aradığını doğru tahmin ederek doğru bilgileri sınıflandırılmış bir şekilde sunuyor. Ayrıca, kategori ile arama sonucu getiren yönüyle de dikkat çekiyor. Haber, rapor, araştırma, linkler, deneyimler, yayınlar, forumlar vb. kategoriler sunarak aradığınız kelimeyi daha iyi bulmanıza yardımcı oluyor. Bu özellikler, öncelikle araştırma yapanlar için kullanışlı bir arama metodu.
İnternette çifte aramaya son
Semantik (anlamsal) teknoloji kullanılarak geliştirilen Hakia, 2005 yılından bu yana Beta uyarlamasıyla kullanıcılarıyla buluşuyor. Dilbiliminin yoğun olarak kullanıldığı bu arama motoru, 2008 yılında gerçek kullanıma geçecek. Ancak bu süreçte sürekli olarak yeni uygulamalar hazırlanıyor. Internet�te arama yapan kullanıcıların yüzde 75�inin ikinci sayfaya gitmediği araştırmasından hareketle geliştirilen bu yeni uygulamalardan biri de, ScoopBar adı verilen bir uygulama. Hakia ScoopBar, bir tıklamayla aranan en uygun metnin yerini ekranda üzerini çizerek gösteriyor. Web sayfasının doğrudan arama yapılan bölgesine gidip metnin yerini belirtiyor. Bu özellik, kullanıcının önce bir sayfa açtığı ve sonra bu web sayfası içindeki belge içinde çoklu anahtar kelimeler arasında manuel olarak arama yaptığı çifte arama zorluklarını ortadan kaldırıyor.
www.hakia.com adresine girerek Beta uyarlamasının gelişimine katkıda bulunabilirsiniz.
Türkçe Hakia 2008�de geliyor
Hakia yöneticileri, şu anda Türkçe uyarlaması üzerinde çalıştıklarını ve 2008 yılında Türkçe Hakia�yı pazara sunacaklarını açıkladı. Hakia şu anda en fazla trafiği başta ABD olmak üzere Türkiye, Polonya, İspanya, İngiltere�den alıyor. Bu gelişmeyi dikkate alan Hakia geliştirme ekibi, Türkçenin yanı sıra İspanyolca Hakiayı da geliştirmeyi planlıyor.
Hakia�yı, başında Dr. Rıza Can Berkan�ın bulunduğu bir Türk ekip geliştiriyor.
Ayda ortalama 2 milyon yeni kullanıcı kazandıklarını söyleyen Berkan, kullanıcılara zaman kazandıran arama teknolojisi sunduklarını açıklıyor ve �Google�a göre beş katı fazla haber çıkarıyoruz. Amacımız, Hakia ile arama motorları pazarında dünyadaki ilk üç arasında olmak. Hakia, gelecekte kullanıcıları arasında sosyal ilgi grupları oluşturacak bir sistem üzerine de gelişmesini sürdürüyor� açıklamasını yapıyor. Bilindiği gibi Hakia, 16 milyon dolarlık bir yatırımla kurulmuştu ve ortakları arasında KVK ve MV (Murat Vargı) Holding, Noble Grossart Investments bulunuyor. (BThaber)

Beklenen islemci kullanima hazir

Selin Kalman

Selin Kalman/Barselona
AMD, �Barcelona� kod adlı x86 dört çekirdekli Opteron işlemcisini İspanya�nın Barselona şehrinde tanıttı. Teknoloji dünyasında tanıtımı dört gözle beklenen yeni dört çekirdekli işlemciler, değişken ve tam sayı işlemlerle gelişmiş sanallaştırma performansında kullanıcıya avantajlar sağlıyor. AMD x86 dört çekirdekli Opteron işlemcisi, enerji tüketimi konusunda üç önemli teknoloji ile birlikte geliyor. Bunlar, işlemcinin kullanılmayan bölümünün enerjisinin kesilmesini sağlayan AMD CoolCore teknolojisi, çekirdeğin kullanımına bağlı güç tüketimi sunan Independent Dynamic Core teknolojisi ve çekirdek ile bellek kontrolcüsünün farklı voltlarda çalışmasına olanak tanıyan Dual Dynamic Power Management (DDPM) teknolojisi olarak sıralanıyor. AMD için bir kilometre taşı olan yeni işlemcilerin üretim aşamasında şirket, müşterileri ve kullanıcılarıyla yakın çalışarak beklentilerin karşılanması yönünde ciddi çaba harcadı. Bu kapsamda AMD, performans, enerji tasarrufu, sanallaştırma ve yatırımın korunması açısından kullanıcılarının taleplerini karşılamayı hedefliyor. Küresel OEM ve sistem kurucuların bu ay içinde x86 dört çekirdekli Opteron işlemcili yeni sistemleri kullanıcılara ulaştıracağı ve yılın geri kalan döneminde bu sayının artacağı tahmin ediliyor. AMD Phenom işlemci çözümlerinin ise Aralık ayında masaüstü pazarında yerini alması bekleniyor. Barselona�da x86 dört çekirdekli Opteron işlemcisinin tanıtımını gerçekleştiren AMD, aynı etkinlikte güç tüketiminin detaylı şekilde takip edilmesini sağlayan Average CPU Power (ACP) ölçümleme sistemini de tanıttı. Çekirdek, bütünleşik bellek kontrolcüsü ve HyperTransport güç kullanımı gibi konuları içeren ACP, veri merkezini ölçümlemek isteyen operatörler için önemli bir sistem olma özelliği taşıyor.

Eğitime yatırım devam edecek
Barselona�daki tanıtımda Türkiye pazarına yönelik bir oturum gerçekleştiren AMD EEMEA (Eastern Europe, Middle East and Africa-Doğu Avrupa, ortadoğu ve Afrika) Satış Direktörü Pierre Brunswick, AMD�nin her geçen gün Türkiye�de daha fazla bilinir hale geldiğini, bunu da yoğun olarak gerçekleştirdikleri eğitimlere borçlu olduklarını söyledi. AMD x86 dört çekirdekli Opteron işlemcisine yönelik olarak Türkiye pazarından büyük beklentileri olduğunu belirten Brunswick, ürünün ülkede geniş kitlelere ulaşacağını tahmin ettiklerini kaydetti. Türkiye pazarına girdikleri zaman zor bir mücadeleye tanık olduklarının altını çizen Brunswick, zaman içinde pazarda ciddi adımlar attıklarını ifade etti. Eğitime büyük yatırım yaptıklarına değinen Brunswick, Türkiye�de eğitimli nüfusun fazla olduğunu ve bu kişilere ulaşmaya çalıştıklarını söyledi. Bunu iş ortakları yoluyla gerçekleştirdiklerini vurgulayan Brunswick şöyle devam etti: �Bu kişilere sahip olduğumuz tüm ürünleri anlatıyor, sonra da seçimlerini yapmak için onları özgür bırakıyoruz. Kullanıcılar gerçekte neye gereksinimi olduğunu bildiği zaman doğru tercihi yapıyor. Bu durum masaüstü pazarında tam anlamıyla oturdu. Ancak henüz dizüstü pazarında kullanıcı çok bilinçli seçimler yapmıyor. Sadece markaya yöneliyor, ürünün özellikleriyle ilgilenmiyor. Bu kapsamda eğitimlerimizle kullanıcıların, dizüstü bilgisayarın içinde nelerin olduğuna daha fazla önem vermesini sağlamaya çalışıyoruz.� BThaber

Kablosuz ag guvenligi (3)

Kablosuz ağ güvenliği (3) YENİ



Kablosuz ve mobil ağlarda son anlatacağımız konu, hizmet engelleme (denial-of-service) saldırıları. Prensip olarak saldırganlar, farklı metotlar kullanarak abonelerinizin ağa ulaşmasına engel olabiliyorlar. Sizin yapabileceğiniz bir şey var mı? Ne yazık ki, pek yok.

İki farklı hizmet engelleme saldırısı görülüyor, birincisi düşük teknoloji saldırısı: Bütün yaptıkları kullandığınız frekanslarda yayın yaparak, sizin yayınınizı örtmek (jamming). İkincisi daha ileri bir saldırı türü: 802.11 protokolunu manipüle ederek, sizin ağınızın paketleri göndermesine veya almasına engel olmak.

Bazen farkında olmadan da engelleme yapmak mümkün, mesela TV istasyonlarının gezici arabaların yaptıkları mikrodalga yayınları buna neden olabiliyor. Bunlar genellikle çok dar hüzmeleri uyduya gönderdiği için sorun olmuyorlar, ancak bazen çatılardan yansıyan hüzmeler civarda ki kablosuz LAN�ları devredışı bırakabiliyor. Az miktarda ev-yapımı veya ticari jammer cihazları bir LAN�ı engelleyecek güce sahip. Bir kaç yüz dolara satılan bazı cihazlar 100 metre içinde bir ağı engelleyebiliyor. Daha ucuza satılanlar ise daha az alanı engelleyebiliyorlar. Diğer taraftan, laptop üzerine kurulmuş bir cihaz yardımıyla, seçilen bir ağın yayınlarına engel olup, baz istasyonuna tek başına sahip olmayı sağlayan bir teknolojide var (wifi hog projesi). Ancak prensip olarak jamming pek kolay yapılacak bir iş değil ve saldırganlar da korkulacak kadar etkili olamıyorlar. Fakat bir problem daha var: hatların karışması (interference). Bu ise zaman içinde daha iyi haberleşme teknolojileri ile halledilebilecek bir soruna benziyor.

Önlemlere gelince: eğer maksatlı ve odaklı saldırı altında iseniz yapacağınız tek şey spektrum analiz cihazları ile yapanı bulmak, sonra da oraya giderek yapanların jammer cihazını kırmak. Bunun hukuki bir çözüm olup olmadığını düşünmeden yapılmaması daha iyi tabii! En doğru davranı bu işi savcıya havale etmek olmalı. Ancak ileri tip saldırılarda (802.11 protokolunu manipüle eden saldırılarda) yapanı bulmak çok daha zor. Burada ise beklentiler protokoldeki açıkların zamanla iteratif bir şekilde bulunup temizlenmesi. (Kaynak:BThaber)