Sistem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sistem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kontörleriniz Boşa gitmesin!

Cepte kontör düşmanı ‘aktif arama’ tuzağından nasıl kurtulacaksınız ?

Cep telefonları ile arama yapıldığında ekranda beliren ‘aktif aramalar’ yazısının kontör kaybına sebep olduğu iddia edildi.

Zaman’ınhaberine göre; Her arama sırasında ekranda beliren ‘aktif aramalar’ yazısı sebebiyle karşıdaki kullanıcıdan bir kontör düştüğü tespit edildi.

Kamudan üst düzey bir yetkili duyum üzerine konuyla ilgili araştırma yaptığını, bilgi almak için başvurduğu cep telefonu şirketlerinin aktif arama sonrasında oluşan kontör kaybını doğruladığını söyledi. Şirketler aynı yetkiliye kontör kaybı yaşamaması için yapması gereken işlemleri de anlatmış.


Cep telefonu kullanıcılarının ekranda beliren aktif arama yazısını iptal etmesi gerekiyor.

Telefonda sırasıyla ##002# tuşlanarak arama yapılıyor ekranda ‘Aktarma iptal edildi’ yazısı beliriyor. Bu sayede gelen her aramada ekranda beliren aktif arama yazısı kaldırılıyor.

‘Aktif aramalar’ yazısı iptal edilmediği müddetçe, aranan kişiye ulaşamayanlardan bir kontör düşülüyor. Eğer aranan kişinin telefonu da telesekreter ayarlı ise dinlenen bir saniyelik ‘aradığınız kişiye ulaşılamıyor’ mesajı için de kullanıcıların ayrıca bir normal arama karşılığı ücretlendirildiği belirtiliyor.

Kullanıcı, eğer iki dakika sonra yine ulaşamazsa 1,5 kontör kaybı daha oluyor.

Telesekreterin ücretsiz zannedilmesi tüketicileri mağdur ediyor. Telefon şebeke istasyonu yetkilileriyse bilgi almak isteyen kullanıcılara; ##002#’yi arayarak telesekreterin kaldırılabileceğini anlatmakla yetiniyor. Aboneler “Kullandığımız telefonların bütün özelliklerini bilmiyoruz. Bizden habersiz neden bu tür uygulamalar yapılıyor.” şikayetinde bulunuyor.

Hukuk Sözlüğü; Hukuki Terimler sözlüğü

Bu sözlük, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından Sözlüğün Gadget versiyonudur. Hukuki kelimeleri anlamak ve ogrenmek isteyenlerin basvuraca temel masaüstü bir kaynak haline getirilmistir.Kaynak:www.adalet.gov.tr

Akbiller tarihe karışıyor

İSTANBUL’DA belediye otobüsü ve metrolarda akbil yerine kullanılacak kredi kartı için açtığı ve Halkbank, Ziraat Bankası ve VakıfBank’ın katıldığı ihalede ipi göğüsleyen VakıfBank oldu. Yeni devreye girecek olan sistem kapsamında vatandaşlar otobüslere, metroya ve deniz otobüslerine Vakıfbank’ın Yapı Kredi ile anlaşarak ortak çıkardığı Vakıfbank World kredi kartıyla binecek. Kartlar hızlı ödeme kolaylığı sağlamak için PayPass (dokun geç) özelliğine sahip olacak. Bu uygulamaya bağlı olarak Vakıfbank’ın yaklaşık 2 milyon adet kredi kartı dağıtacağı belirtiliyor.


CeBIT Bilişim Eurasia bu yıl farklı coğrafyalardan ülkeleri ağırlayacak

Haber Merkezi

DÜNYANIN yedinci, Avrupa’nın üçüncü, Avrasya’nın en büyük iş ve teknoloji buluşması olan CeBIT Bilişim Eurasia, bu yıl 7 -12 Ekim tarihleri arasında Rusya, Belçika, Avusturya, Birleşik Arap Emirlikleri, İsveç, Polonya, Macaristan gibi farklı coğrafyalardan 900’ü aşkın katılımcı şirketi ağırlayacak. ABD, Çin, Almanya, Tayvan, Kore gibi küresel ekonominin başrol oyuncularının aralarında bulunduğu 18 ülkeden teknoloji şirketlerinin rekabetine sahne olacak fuar, bu yıl ilk kez Kanada ve Çek Cumhuriyeti’nden de katılımcılara ev sahipliği yapacak. En geniş katılımı gösteren ülkeler Fransa ve Kanada olurken, iki yıl aradan sonra fuardaki yerine dönen Siemens EC de yeni ürünlerini CeBIT Bilişim Eurasia’da sergileyecek. BlackBerry de ilk kez CeBIT Bilişim Eurasia’da yer alacak.
CeBIT Bilişim Eurasia’nın katılımcı ağırlayacağı 18 ülke şöyle sıralanıyor: ABD, Almanya, Avusturya, Birleşik Arap Emirlikleri, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Çin, Fransa, Hong Kong, İsveç, Kanada, Kore, Macaristan, Polonya, Rusya, Tayvan, Türkiye.

bthaber@interpromedya.com.tr

Krizleri asmanin yolu surec optimizasyonu

Krizleri aşmanın yolu süreç optimizasyonu

Haber Merkezi

Henüz 30’lu yaşların başında profesör unvanını alan ve akademik ortamda geliştirdiği birleşik veri sistemi mimarisi yaklaşımını iş dünyasına başarıyla uyarlayarak IDS Scheer’in doğuşuna önderlik eden August Wilhelm Scheer, şirketlerin günümüzün zorlu ekonomik koşullarında rekabet avantajı sağlamak için süreç iyileştirmesine önem vermeleri gerektiğini söylüyor. Scheer, “Şirketlerin hedefledikleri sonuçlara ulaşabilmeleri için mevcut süreçleri iyi değerlendirmeleri, gerekli değişimleri belirlemeleri ve etkin olarak uygulamaları şart. İş süreçlerinin etkin yönetimiyle şirketler iş yapış şekillerini iyileştirebilir, maliyetlerini düşürebilir ve daha esnek bir yapıya kavuşabilirler. Bu da iş süreçleri yönetimi olarak isimlendirdiğimiz kavramın önemini açıkça ortaya koyuyor” diyor.
Verimliliği etkileyen riskler belirleniyor
IDS Scheer’in uluslararası alanda iş süreçleri yönetiminin tüm aşamalarına dair danışmanlık ve yazılım hizmetlerini tek bir elden sunabilen yegane şirket olduğunun altını çizen Scheer, IDS Scheer’in Birleşik ARIS Değer Mühendisliği yaklaşımıyla müşterilerine ait kurumları bir bütün olarak ele aldıklarını belirtiyor. Süreçlerin mükemmelleştirilmesine yönelik ARIS Platformu sayesinde şirketlerin strateji, tasarım, uygulama ve kontrole dair iş süreçlerinin ideal hale getirilmesine yardımcı olduklarını söyleyen Scheer, “Örneğin ARIS Süreç Zekası ve Verimlilik Yönetimi Çözümü sayesinde artık anahtar verimlilik göstergelerinin canlı iş süreçlerinde ölçümlenmesini sağlayabiliyoruz. Bu da yöneticilere süreçlerin kapsamlı ve gerçek zamanlı bir görüntüsünü sunarak kararların temelini sağlamlaştırıyor. Amacımız şirketin verimliliğini tehlikeye atacak tüm riskleri hesaba katarak iş süreci yönetişimini garantilemek” diyor. (kaynak:BThaber)

Aç, kapa, aç kapa…

Aç, kapa, aç kapa…

Fatih Sarı

YouTube… Aslında bu yedi harfi yazdıktan sonra hiçbir şey yazmamak gerekiyor. Ya da bir kitap yazılabilir bu konuda. Son olarak da Ankara mahkemeleri tarafından bir kez daha kapatıldı. Yaşı yetenler hatırlayacaktır. Bir armatür markasının reklamı başlığımızdaki gibiydi. Ancak onlar bu sloganı; “Bizim armatürlerimizi dilediğiniz kadar açıp kapatın, ilk günkü kalitesi baki kalır” mesajını vermek için kullanıyorlardı.
Biz ise maalesef tam tersi şekilde kullanıyoruz bu sloganı. YouTube’u o kadar çok açıp kapattık ki, artık ne kapatıldığında ne de açıldığında haber değeri buluyor. Ne bizim yazmaya elimiz gidiyor, ne de sizler okuyucu olarak bu haberleri gördüğünüzde ilgi gösteriyorsunuz. YouTube, kısa bir süre sonra açılacaktır, bilmem kaçıncı bir emirle tekrar kapatılana kadar. Siber alemde ülke olarak geldiğimiz nokta işte budur.

Web uygulamalarına saldırılar artıyor,web güvenliği gittikçe önem kazanıyor

Mete Gürkan

Web siteleri günümüzde artık kurumların vitrini ve prestiji haline geldi. Diğer yandan web sitesine yönelik saldırılar her geçen gün artıyor. Bu artışın asıl nedeni ise web sitesi güvenliğinin yeterince ciddiye alınmaması. Geçtiğimiz hafta Bilişimcim şirketinin İstanbul’da düzenlediği “WebGüvenliği” semineri için Türkiye’ye gelen Citrix Web Uygulamaları Güvenliği Çözümleri Uzmanı Guy Rosefelt, aynı zamanda bu alandaki en önemli oluşumlardan OWASP’ın (Open Web Application Security Project-Açık Web Uygulamaları Güvenliği Projesi) da kurucuları arasında. Rosefelt’e önce içinde Citrix’i de temsil ettiği OWASP’ı sorduk. OWASP’ın web uygulama güvenliğinin gelişmesi ve yazılımların daha güvenli olması amaçlı herkese açık bir topluluk olduğunu anlatan Rosefelt OWASP’ın web uygulaması güvenliğine dair dokümantasyon, yazılım ve e-posta listeleri gibi ilgili toplulukların faydalanacakları kaynaklar ve iletişim araçları sağladığını ve dünyada Türkiye’nin de arasında olduğu yüze yakın yerel şubesi olduğunu ifade etti. OWASP’ın 2007’de gelecek yıl için web güvenliğindeki en kritik 10 zayıflığı listelediğini belirten Rosefelt, bu listede siteler arası betik yazma ve enjeksiyon açıklarının ilk iki sırada yer aldığını dile getirdi. Rosefelt, “XSS açıkları uygulama kullanıcıdan veri alıp bunları herhangi bir kodlama ya da doğrulama işlemine tabi tutmadan sayfaya gönderilmesi ile oluşur. XSS saldırganın kurbanın tarayıcısında kullanıcı oturumları bilgilerinin çalınmasına, web sitesinin tahrif edilmesine veya solucan yüklenmesine sebep olan betik çalıştırmasına izin verir. Enjeksiyon saldırılarına da web sitelerinde sıkça rastlanıyor. Enjeksiyon, kullanıcı tarafından alınan verinin yorumlayıcıya komut ya da sorgunun bir parçası olarak gönderilmesi durumunda oluşur” dedi.

Türkiye için henüz erken
Web güvenliği konusunda birkaç yıl öncesine kadar farkındalığın çok az olduğunu söyleyen Rosefelt, eskiden bu konudaki çözümler hakkında ne gerek var ki diyen tüm şirketlerin artık bu alana yoğun yatırım yaptığını ifade etti. Rosefelt, son 4-5 yıl içinde web uygulamalarına yönelik saldırıların çığ gibi büyüdüğüne dikkat çekerken, şunları söyledi: “Örneğin iki hafta önce çok ciddi bir enjeksiyon saldırısı oldu. Dünya çapında birçok site bundan etkilendi, buraya geldiğimizde Türkiye’de de birçok sitenin bu saldırıdan zarar gördüğünü, bunun da farkında olmadıklarını gördük. Türkiye’de dil ve yazı karakteri farkından dolayı bazı saldırılar etkisiz kalıyor. Türkiye'nin web güvenliğinde henüz erken aşamalarda olduğunu düşünüyorum.” Web 2.0 ile risklerin çoğalacağına dikkat çeken Rosefelt, güvenlik kodları yazan geliştiricilerin eğitiminin ve niteliğinin çok önemli olduğunu belirtti ve Alman geliştiricilerin bu noktada en güvenli kodları yazdığını söyledi. Rosefelt, Citrix için Türkiye’nin dinamik bir pazar olduğunu ve bölgede Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte Türkiye’nin en hızlı gelişen pazarları olduğunu sözlerine ekledi.

OWASP’ın 2008 en kritik 10 web uygulaması güvenlik zayıflıkları listesi

- Siteler arası betik yazma (Xss)
- Enjeksiyon açıkları
- Zararlı dosya çalıştırma
- Emniyetsiz doğrudan nesne referansı
- Siteler ötesi istek sahteciliği (CSRF)
- Bilgi sızıntısı ve uygunsuz hata işleme
- İhlal edilmiş kimlik doğrulama ve kimlik yönetimi
- Güvensiz kriptografik depolama
- Güvensiz iletişimler
- Url erişimini kısıtlamada bozukluk

Kaynak:BThaber

7 Gunde Zekanizi Parlatin

7 GÜN BUNLARI YAPIN, ZEKANIZ PARLASIN!

Yazan: Ana Kaynak: The Guardian-Men�s Health

7 günde Einstein gibi olmanın yolları

Hangimiz bir gün yataktan kalkıp da daha akıllı olduğumuzu görmek istemeyiz ki? Bu dilek her ne kadar ütopik olarak görülse de bir bilim adamının yöntemi, 1 hafta gibi kısa bir sürede, zekayı yüzde 40 oranında artırmanın mümkün olduğunu ortaya koydu. Beynin herhangi bir kas gibi olduğunu ve egzersizlerle güçlenebileceğini öne süren İskoçya�daki Edinburgh Üniversitesi�nin Biyomedikal Bölümü�nden Prof. Mark Lythgoes�in 1 hafta süren programı BBC�de yayınlandı. Programa katılan 100 kişinin IQ�larında, yüzde 40 oranına varan artış görüldü. Bu artış katılımcıların programa katılmadan önce girdikleri testle, programdan sonra uygulanan test sonuçları karşılaştırılarak elde edildi.

İşte bir haftalık program

Cumartesi: Dişinizi her zaman kullandığını elinizle değil, diğeriyle fırçalayın. Ve gözünüzü kaparatak duş alın.

Pazar: Sabah saatlerinde bulmaca çözün. Ve kısa yürüyüşe çıkın.

Pazartesi: Akşam yemeğinde yağlı balık yiyin. İşe ya yürüyerek ya bisikletle ya da daha önce kullanmadığınız bir araçla gidin.

Salı: Sözlükten bilmediğiniz sözcükleri öğrenin. Ve bunları günlük konuşmanızda kullanmaya çalışın.

Çarşamba: Yoga, Pilates ya da meditasyon derslerine katılın. Daha önce tanımadığınız bir insanla konuşun.

Perşembe: İşe daha önce kullanmadığınız bir yoldan gidin. Televizyondaki ciddi bilgi programlarını izleyin.

Cuma: Alkol ve kafein tüketmekten kaçının. Alışverişe çıkarken listeyi ezberlemeye çalışın.
Kaynak : www.vatanim.com.tr

BT sikayetleri rapor oldu

BT şikayetleri rapor oldu

Levent Uyanıker

Tüketiciler Birliği “2006 Yılı Hak İhlalleri Raporu”nu yayımladı. 2006 yılında bilişim teknolojileri (BT) alanında Tüketiciler Birliği’ne ulaşan başvuruları raporlaştıran birlik, tüketicilerin bilgi teknolojilerine yönelik şikayetlerini kamuoyuna ulaştırdı.
Rapora göre birliğe 2006 içinde toplam 6.385 başvuru yapılmış ve bunların 4.290’si (yüzde 67,19) internet üzerinden gerçekleştirilmiş.
Başvuruların sektörel dağılımını veren Tüketiciler Birliği, BT’den en çok şikayet eden kesimin 1636 başvuru ile bankacılık sektörü olduğunu açıkladı. İkinci sırada 911 başvuruyla iletişim sektörü bulunurken dördüncü sırada 512 başvuruyla bilişim ve beşinci sırada 507 başvuruyla cep telefonu kullanıcıları bulunuyor. Raporda, 6385 başvurunun içinde BT alanını ilgilendiren toplam 1930 başvuru (iletişim, bilişim ve cep telefonu) dikkat çekiyor.
Başvuruların sektörel dağılımı
Ayıplı malların sektörel dağılımına yer veren rapora göre, dayanıklı tüketim malları toplam 458 başvuru (yüzde 28,66) ile birinci sırada yer alıyor. Cep telefonları 352 başvuru (yüzde 22,03) ile ikinci ve bilişim de 211 başvuru ile (yüzde 13,20) 4. sırada bulunuyor. Bu bilgiler ışığında BT’nin, toplam 563 başvuru (yüzde 35,23) ile göze çarpıyor.
Ayıplı mal ile ilgili başvuruların sektörel dağılımı
Sektör Sayı Yüzde
Dayanıklı Tüketim Malları 458 28,66
Cep Telefonu 352 22,03
Giyim 318 19,90
Bilişim 211 13,20
Otomotiv 108 6,76
Gıda 53 3,32
Ev Tekstil 23 1,44
Ev Gereçleri 18 1,13
Kişisel Bakım 14 0,88
Alışveriş 13 0,81
İnşaat 9 0,56
Sağlık 6 0,38
Akaryakıt 1 0,06
Diğer 14 0,88
Toplam 1598 100,00

Ayıplı malların cep telefonu markası bazında dökümüne göre, 7 şirket hakkında toplam 352 başvurunun yapıldığı gözleniyor. İlk sırayı 89 başvuru ile (yüzde 25,28) Nokia alırken, Nokia’yı 29 başvuru (yüzde 8,24) ile Siemens, 20 başvuru (yüzde 5,68) ile Motorola takip ediyor.
Ayıplı mal/Cep telefonu ile ilgili başvuruların şirket bazında dağılımı
Şirket Sayı Yüzde
Nokia 89 25,28
Siemens 29 8,24
Motorola 20 5,68
Samsung 14 3,98
Sony Ericson 14 3,98
Philips 3 0,85
LG 2 0,57
Diğer 181 51,42
Toplam 352 100,00

BT ile ilgili ayıplı malların şirket bazında sınıflandırmasını veren birlik, BT alanında 211 başvuru yapıldığını, 13 başvuru (yüzde 6,16) ile Sony şirketinin ilk sırada bulunduğunu açıkladı. Birliğin araştırmasına göre, HP, Siemens ve Toshiba 10’ar başvuru (yüzde 4,74) ile 2. sırayı paylaşıyor.
Ayıplı mal/bilişim ile ilgili başvuruların şirket bazında dağılımı
Firma Sayı Yüzde
Sony 13 6,16
Hp, Siemens, Toshiba 10 4,74
Samsung, Teknosa, Vatan Computer 8 3,79
Gold Bilgisayar 7 3,32
Fujitsu-Siemens 5 2,37
İncrofic Bilgisayar, Lexmark, Panasonic 4 1,90
Bimeks, Philips, Vestel 3 1,42
Alfa Bilgisayar, Casper, Datron, Dell, Minton, N.T. Kit.Kırt.Büro M., LG 20,95
Abit, Acer, Adese Alışveriş Merkezleri, Aidata, Alamaç Bilgisayar Ltd., Arçelik, Astra Bilgisayar, Asya Bilgisayar, Aybis Bilgisayar, Aydın Aras, Aytek Bilgisayar, Bayiner Elektronik, Ben Q, Canon, Creative, Doğu Elektrik, Ekopa, Eksa Bilgisayar, Enver Sarı Kahvecilik Ve Elektronik Eşya Satımı, Epsonstylusphoto, Er-Cell, Escort, Ev Shop, Evkur, Global Sanayi A.Ş, Hama, Hyundai, JVJ, Kar-Tel, Kavai, Kodak, Mavi Bilgisayar, Merit, Migros, Moulineks, Netcell, NT, Olympus, Ottoman Store, Özel Özdoğuş Bilgisayar A.Ş, Packert Bell, Premier, Procuit, Razer, Samtel Elektronik, Sansui, Saz Ticaret, Senes Bilgisayar, Sunny, Teknorium, Tunmatik, Velsan Elektronik, Xtrıum, Yumatu, Zirve Bilişim, Zoom 1 0,47
Diğer 41 19,43
Toplam 211 100,00

İletişimin ayıplı hizmetle ile ilgili başvuruların sektörel dağılımında birinci sırada yer alması göze çarpıyor. Ayıplı hizmetler alanında toplam 1410 başvuru yapılırken iletişim toplam 808 (yüzde 57,3) başvuru ile açık ara önde görünüyor. İletişimi 128 başvuru ile (yüzde 9,08) banka sektörü izliyor.
Ayıplı Hizmet ile İlgili Başvuruların Sektörel Dağılımı
Bilişim, cep telefonu ve iletişimin servis hizmetleriyle ilgili başvuruların sektörel dağılımında toplam 376 başvuru (yüzde 67,86) ile aslan payını alması yine dikkat çekici bir nokta.
Servis Hizmetlerinin Sektörel Bazda Dağılım
Sektör Sayı Yüzde
Bilişim 180 32,49
Cep Telefonu 128 23,10
Otomotiv 111 20,04
İletişim 68 12,27
Dayanıklı Tük.Mall. 60 10,83
Ev Gereçleri 2 0,36
Giyim 2 0,36
Diğer 3 0,54
Toplam 554 100,00

Servis hizmetlerinin şirket bazında dağılımı için toplam 554 başvuru yapılmış. Bu alanda KVK toplam 36 başvuru (yüzde 6,5) ile ilk sırayı alırken Nokia, 32 başvuru ile (yüzde 5,78) 2. ve Teknosa 20 başvuru (yüzde 3,61) ile 3. sırada bulunuyor.
Mesafeli satışların şirket bazındaki dağılımına bakıldığında 67 başvuru ile (yüzde 44,67) www.bidolu.com ilk sırada yer alıyor. 2. sırada 18 başvuru ile (yüzde 12) www.hepsiburada.com bulunurken 3.sırada 8 başvuru ile (yüzde 5,33) www.bascuda.com dikkat çekiyor.
İletişim ile ilgili ayıplı hizmetlerde toplam 808 başvuru yapıldığı görülüyor. Başvuruların 539’u ADSL ile ilgili yapılmış ve yüzde 66,71’lik bir yüzdeye sahip. 2. sırada ise 86 başvuru ile (yüzde 10,64) Avea yer alırken Turkcell de 60 başvuru ile (yüzde 6,93) 3. sırada bulunuyor.
Ayıplı Hizmet/İletişim ile İlgili Başvuruların Firma Bazında Dağılımı
Firma Sayı Yüzde
ADSL 539 66,71
Avea 86 10,64
Turkcell 60 7,43
Türk Telekom 56 6,93
Telsim 22 2,72
Türksat (Kablo Net) 14 1,73
Smile ADSL 5 0,62
Superonline 1 0,12
Diğer 25 3,09
Toplam 808 100,00

leventu@interpro.com.tr

Medya interneti sevdi

Medya interneti sevdi

Ceren Moral

İnternet'in hayatın her alanında etkili olduğu su götürmez bir gerçek. Sanal ortamın bir cazibe merkezi haline gelmesi, pek çok sektörde olduğu gibi basın sektörünün de bu ortama geçişini sağladı. Bu nedenle çevrimiçi yayıncılık hızla gelişiyor. Erişim hızlarının yanı sıra web ortamına erişen kullanıcı sayısının her geçen gün artışı, basın organları için interneti vazgeçilmez bir platform haline getiriyor. Başlangıçta klasik yayın organlarının birebir yer aldığı web siteleri söz konusuydu. Oysa günümüzde çevrimiçi yayınlar çok hızla güncellenen, okurların sürekli taze bilgi alırken görüşlerini aktarabildiği etkileşimli ortamlar haline gelmiş durumda. Kısa sürede çok büyük aşama kaydedildiği düşünülse de bu ortamların gelişimi halen sürüyor.
Çevrimiçi yayınların gelişimi karşısında geleneksel yayınların aynı formda kalması çok mümkün görünmüyor. 'Değişmeyen tek şey değişimdir ' mottosu klasik yayınlar için çok geçerli.
Üç boyutlu yapıya kayış
İnternetin gelişimiyle ortaya çıkan çevrimiçi yayıncılık gelişimini sürdürüyor. Bu yayıncılık türünün web teknolojilerinin gelişmesiyle yaygınlaştığını ifade eden İnterpro Bilgi Servisleri Genel Müdürü Âli Yurtsever, dünden bugüne çevrimiçi yayıncılığın gelişimini aktardı:
“Başlangıçta uygulamalar geleneksel basılı yayının webdeki yansıması gibiydi. Çoğu hala öyle. Sonra gerek internet erişiminin gelişmesi gerekse yazılım tarafındaki gelişmelerle, yeni medya dediğimiz internet ortamına yönelik yeni ürünler çıkmaya başladı. Bu ürünler, hem içerik açısından hem sundukları diğer işlevler açısından internete özel yayınlar. Bu noktada bir geçiş süreci yaşanıyor. Netleşmiş ve oturmuş modeller yok. Çünkü teknoloji sürekli olarak değişiyor. İnternet kullanımı ve bant genişlikleri artıyor. Dolayısıyla kronolojik olarak bakarsak, önce web uygulamalarının ortaya çıkmasıyla, basılı yayının web ortamından izlenebilmesi için yapılmış olan siteler ortaya çıktı. Sonra giderek internet ortamına has, bu platformun özelliklerini kullanan yayınlar devreye girdi. Bu gerek Türkiye’de gerekse dünyadaki son 4-5 yıllık süreç.”
Web ortamında yayıncılık halen gelişim sürecini yaşıyor. Günümüz web sitelerinin, gelecekte bu işin nasıl olacağına dair çok fazla ipucu vermediğine dikkat çeken Yurtsever, şu anda internet ve kullanımının iki boyutlu olduğunu kaydetti. Gelecekte internetin üç boyutlu olacağını belirten Yurtsever, “Video ve benzeri araçlar kullanılıyor ama şu anda siteler metin ağırlıklı. İki boyutlu bir arayüzden bahsediyoruz. Bu arayüzün üç boyuta dönüşeceğini düşünüyorum. Tamamıyla grafik olacak. Bir şirketin web sitesine gitmek o şirketin binasından içeri girmek gibi olacak. Şirketin binasına gireceksiniz. Sizi girişte bir resepsiyon görevlisi karşılayacak. Şirketin kamuya açık olan yerleri varsa oraları gezebileceksiniz. Açık olmayan yerlere girmek için yetkilendirme almanız gerekecek. Bütün bunlar grafik olarak üç boyutlu olarak gerçekleşecek. Tabi ki medya da bu gelişmeden payını alacak. Medya için bu apayrı bir boyut olacak ve yeni ufuklar açacak. Bu anlamda oldukça yeni ve köklü uygulamalar ortaya çıkacak. Teknoloji henüz bu noktada değil. Ama hızla ilerliyor. Sonuçta web ortamı ikinci bir dünya haline dönecek” şeklinde görüş bildirdi.
Gelişim yazılım tarafında
Webde gelişim sürüyor. Bu ortamda asıl gelişmenin yazılım ve uygulama teknolojilerinde olacağını ifade eden Yurtsever, on yıl sonrasına bakıldığında çok farklı bir internet ortamının görüleceğini ekledi. Yurtsever bu yeni ortamı ve gelir modellerini tanımladı:
“Daha gerçek, daha keyifli ve daha kolay olacak. Bu geçiş süreci çok uzun sürmeyecek. Web 2.0, bir sürü yeni uygulama anlamına geliyor. Bunun içinde pek çok teknoloji değişiyor. Burada önemli olan sadece teknoloji değil, kavramlar da değişiyor. Bir web sayfası nasıl olmalı ve kullanılmalı? Arayüz burada çok önemli. Web sitesinin insanla buluşması nasıl olmalı? Bundan 5-10 yıl sonra, klavye ve fare kullanmayacağız. Başka araçlar ve arayüzler kullanacağız. Bu anlamda yayın tarafındaki ürünler de ciddi anlamda farklılaşacak. Tamamıyla grafik unsurlardan oluşan bir yayın hayal edebiliriz. Bir haberi okumak, aynı zamanda dinlemek ve izlemek, etkileşimli olarak onun içine girmek mümkün olacak. Bu noktada uygulamalar hayal gücüyle sınırlı. Bu beraberinde yepyeni bir iş modelini de getirecek. Buradan nasıl para kazanılacak? Şu anda esas sıkıntı bu noktada. İnternet ortamında para kazanılması şu anda hala daha risk görülen bir konu. Denenmiş ve oturmuş modeller var ama onlar da hızla değişiyorlar. Bu anlamda internet ortamında uzun soluklu bir iş modeli yok. O dönemin ya da o konjonktörün ihtiyaçlarına uygun yeni modeller üretmek gerekiyor. Geleneksel ortamlarda olduğu gibi bir iş modeli oturtup, yıllarca onu kullanmak söz konusu değil. Sürekli olarak değiştirmek ve inovasyon yapmak gerekiyor. Geleneksel iş modellerini webe uyarlamak mümkün değil. Web için ona has yeni iş modelleri geliştirmek lazım. Yeniden yaratmak lazım. Bunun için de hiç denenmemişi denemekten korkmamak gerekiyor. İnternette gelir modelleri çok bakir bir alan.” (BThaber)

Yatirim ibresi veri depolamayi gosteriyor

Ceren Moral

Veri ve bilginin şirketler için ne kadar değerli olduğu su götürmez bir gerçek. Bilgi çetin rekabet ortamında bir adım öne çıkmayı hedefleyen kuruluşlar için farklılaşmanın anahtarı. Dolayısıyla bu anahtarı doğru platformda saklamak ve ona ihtiyaç duyulduğu anda rahatlıkla ulaşmak kritik nokta. Büyükten küçüğe tüm işletmeler bu bilinçle BT yatırımlarına yön veriyorlar. Bu nedenle veri depolama ve veri yönetimi sistemlerine ilginin her geçen arttığını görüyoruz.

Dünya veri depolama sistemleri pazarı yaygınlaşmış durumda. Türkiye�de ise büyüme devam ediyor. Dünya ile Türkiye�nin büyüme oranlarını karşılaştırdığımızda, ülkemizde büyüme oranının daha fazla olduğunu görüyoruz. Bu durum, yerel pazarın bu anlamda henüz gelişmesiyle açıklanabilir.

Büyük şirketler ihtiyaçları doğrultusunda bu sistemleri bünyelerine uydurmuş durumdalar. Diğer yandan küçük ve orta ölçekli şirketlerin de, veri depolama ve yönetimi sistemleri konusunda adımlarının hızlandığını görüyoruz. Bu noktada uzmanların KOBİ�lere önerisi, ihtiyaçlarını ve büyüme çizgilerini doğru belirleyerek, uzman kuruluşlarla yatırım yapmaları yönünde. Veri depolama sistemleri konusunda yeterli altyapısı ve insan kaynağı yatırımı yapamayan organizasyonların karşısına dışkaynak kullanımı avantajlı bir seçenek olarak çıkıyor. Dışkaynak kullanımı konusunda ülkemiz dünyayı geriden takip ediyor. Ama bu durum Türkiye için olumsuz bir tablo teşkil etmiyor. Çünkü yerel pazarda bu anlamda da gelişmenin hızlı olacağı öngörülüyor.

KKTC de super bilgisayarli Inovasyon Merkezi

KKTC�de süper bilgisayarlı İnovasyon Merkezi

Yeşim Çinioğlu

Yeşim Çinioğlu/Lefkoşe
Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) ve IBM işbirliği ile dünyanın 76. en hızlı süper bilgisayarının yer alacağı bir inovasyon merkezi projesi hayata geçiriliyor. Süper bilgisayar temelli bilimsel araştırmaların yürütüleceği YDÜ-IBM İnovasyon ve İleri Araştırma Merkezlerinin içinde yer alacağı binanın temeli, 12 Temmuz�da Lefkoşe YDÜ yerleşkesinde KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, YDÜ Üniversitesi Rektörü Ümit Asan ve Genel Koordinatörü Suat Günsel, IBM Türk Genel Müdürü Eray Yüksek, bazı bakanlar ve kalabalık bir davetli topluluğu ile gerçekleştirilen törenle atıldı. İnovasyon merkezi, teknopark ve çalışmaların modelleneceği laboratuvarlar olmak üzere 3 bölümden oluşan merkez 8 bin 500 metrekarelik kapalı alana sahip olacak. Süper bilgisayarların içinde yer alacağı ilk bloğun Kasım ayı içinde bitirileceği belirtilirken 12 milyon dolara mal olacak projenin tamamının da 2008 yılı sonunda bitirilmesi planlanıyor. Törende konuşan Başbakan Ferdi Sabit Soyer, bu proje ile var oluş mücadelesinin başka bir unsurunun temelinin atıldığını vurgularken YDÜ Genel Koordinatörü İrfan Suat Günsel de, İnovasyon Merkezi�nin de içinde yer alacağı kompleksi kurgularken sadece KKTC�de değil, bölgede ve dünyada araştırma, geliştirme ve inovasyon aktivitelerinin merkezi olması hedefiyle yola çıktıklarını ve bir teknolojik anıtsal yapı oluşturduklarını dile getirdi. İnovasyon Merkezi�nin, birçok inovatif çalışmaya önderlik ederek, bölgeyi önemli bir bilim merkezi haline getirebileceğini ifade eden Eray Yüksek�de projenin bir parçası olan bölgenin en hızlı bilgisayarının proje için sadece bir başlangıç olabileceğini belirterek �Sürgülü bilgisayarların 7 bin yılda yaptığını bir saniyede yapan bir yapıdan sözediyoruz. Merkezin endüstriye katkısı arttıkça bu yapı gelişerek devam ettirilebilir ve burada rekabetçi bir endüstri yaratılması için temel oluşturabilir� diye konuştu. Devamı...

Pardus'un yeni surumu kullanima sunuldu

Pardus�un yeni sürümü kullanıma sunuldu

Pardus 2007.2 Caracal caracal, geçtiğimiz hafta www.pardus.org.tr adresinden kullanıma sunuldu. Pardus 2007.2 Caracal caracal, güncellemeleri içeriyor. Yapılan açıklamaya göre işletim sistemi özgür yazılımcıların güncellenmiş yazılım sürümlerini sağlıyor. Diğer yandan Pardus proje ekibince geliştirilen teknolojilerde de yenilikler yer alıyor. Pardus'un güncellenen paket yönetim sistemi PiSi, aramaları daha etkin hale getirilmiş durumda.
Pardus 2007.2 KDE masaüstü ortamının güncel 3.5.7 sürümüyle geldi. KDE 3.5.7 ile sağlanan küçük hata düzeltme ve iyileştirmelerin sayısı 700'ü buluyor. Yeni sürüm, özellikle PDF araçlarının yönetimi ve gösteriminde performans artışı sağlıyor.
Yeni sürümde ağ yöneticisi uygulaması PEAP-MSCHAPv2 desteğiyle sunuluyor. Öte yandan Pardus 2007.2'ye kurulumu kolaylaştıran Jmicron desteği eklenmiş durumda. Zemberek yazılımıyla gelen Türkçe yazım denetimi desteği, ofis uygulamaları yanı sıra masaüstünde pek çok uygulamada dil denetimi sağlıyor.
Pardus 2007.2 ile Türkçe, İngilizce, Almanca, Flemenkçe ve Brezilya Portekizcesi yanı sıra İtalyanca, Fransızca ve Katalanca dilleri de baştan sona destekleniyor.