Gelisim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gelisim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cep telefonları ve servisler

“Cep telefonları ve servisler ayrılmaz bir bütüne dönüştü”

Levent Daşkıran

SON zamanlarda mobil servisler konusunda hızlı gelişmeler yaşanıyor. Mobil operatörler sundukları ek servislerle kullanıcıların sahip olduğu hatların konuşma dışında da birçok şey için kullanılabileceğini anlatmaya çalışırken, aynısını cep telefonu üreticileri de yapıyor. Uzun zamandır cep telefonlarını birer iletişim cihazı olmaktan çıkararak kapsamlı birer çokluortam platformu haline getiren üreticiler, şimdi de bu yetenekleri içerikle bütünleştirerek değer katma arayışındalar.
Bu alandaki çabalarıyla en çok ön plana çıkan şirketlerden biri de Nokia. Son dönemde internet ve mobilitenin birleşmesini mobil alanda yaşanan en büyük gelişme olarak nitelendiren Nokia, cihazlarını internet servislerinden kapsamlı olarak faydalanacak şekilde tasarlıyor. Nokia Türkiye Genel Müdürü İmfred de Jong, tam da bu noktada cihazların yeteneklerini daha verimli kullanılabilir hale getirecek servislerin önemli olduğu görüşünde. Jong örneğin navigasyon özelliğine sahip N95 ve N96 gibi modellerin bir süredir navigasyon hizmetiyle birlikte sunulduğunu, çünkü böyle bir özelliğin ancak böyle bir servisle çok daha büyük bir anlam kazanacağını belirtiyor. Buna bir diğer örnek de, Nokia’nın birkaç hafta önce 5800 modeli dokunmatik ekranlı cep telefonuyla birlikte tanıttığı ve 2009 başlarında hizmete girmesi beklenen “Comes With Music” servisi. Bu servis, Nokia’nın müzik yönüyle ön plana çıkan telefonlarıyla birlikte gelecek ve servise dahil olan şarkıları sınırsız olarak indirme ve saklama fırsatı sunacak. Tabii Nokia’nın bu konuda yaptığı yatırımların büyüklüğü de azımsanacak gibi değil. Örneğin şirketin geçen yıl satın aldığı navigasyon konusunda uzman Navteq’in Nokia’ya maliyeti 8.1 milyar dolar.
Servislere yatırım hız kazanıyor
Peki neden Nokia son zamanlarda servislerle bu kadar ilgili? Jong’a göre bunun nedeni, müşterilere telefonla konuşmaktan çok daha fazlasını sunabilmek. “Burada önemli olan cihazın servisle bütünleşerek bir çözüm ortaya koyması” diyor Jong, “Üstelik biz bu çözümün anında kullanılabilir olmasını da sağlıyoruz. Yani cihazı aldığınız anda hazır gelen ayarlar ve yüklenmiş yazılımlarla söz konusu servisten anında faydalanmaya başlayabiliyorsunuz”.
Şirketin müzik ve navigasyon dışında bir diğer odak noktası da mobil e-posta. Nokia özellikle son çıkan E71’de olduğu gibi E serisi cihazlarıyla bu konuya odaklanmayı tercih ediyor. Peki servis işi ne olacak derseniz, onun da cevabı şirketin satın aldığı son şirkette gizli: Merkezi Kanada’da bulunan, e-posta ve anlık mesajlaşma konusunda çözümler sunan OZ Communications.
E-posta, navigasyon, müzik tamam da, peki video işi ne olacak? Jong, Nokia’nın yeni modellerinde daha büyük ve net ekranlar kullanarak bu sorunu biraz olsun hafifletmekle birlikte, cep telefonlarının boyutlarının bu konuda sınırlayıcı olduğunu kabul ediyor. Fakat bu konuya çözüm getirecek bazı uygulamalara canlı tanık olacak kadar şanslı olduğunu şöyle anlatıyor: “Örneğin bir kalem var. Klavyeyi altına sunu cizasıyla yansıtırken, üstte de holografik bir görüntü oluşturuyor. Böylece ekran boyutu bir sıkıntı olmaktan çıkıyor”. Jong, “Teknik olarak ne kadar zor görünürse görünsün, zaman içinde karşımıza çıkacak tüm sınırları aşmanın bir yolu olduğuna inanıyoruz” diyor.

leventd@interpromedya.com.tr

Şekerleme gibi USB sürücüler

KINGSTON, yeni ürünü DataTraveler Mini Slim USB Flash belleklerini piyasaya sürdü. Siyah, mavi ve pembe renk seçenekleriyle tüketiciye sunulan USB bellekler, 2 GB ve 4 GB içerik kapasitesine sahip. Yeni DT Mini Slim, piyasadaki en küçük USB sürücüler arasında yer alıyor. DataTraveler Mini Slim USB sürücüleri, iki yıl garantiyle satışa sunuldu.
Bilgi için: www.kingston.com.tr

Anılarınızı başucunuzda saklayın

TESAN’IN teknoloji ürünleri markası Ttec Plus’ın pazara sunduğu yeni TTC DF001 ve DF002 sayısal fotoğraf çerçeveleri, yüksek çözünürlüğü ve zengin renkleriyle evin her köşesinde anılarınıza hayat veriyor. Yaklaşık 18 santim boyutundaki çerçeveler jpg ve bmp dosyalarını görüntülemenin yanında otomatik slayt şovu, görüntü büyütme gibi birçok özelliğe de sahip. Tüm yaygın bellek kartları için uygun yuvaya sahip olan çerçeveler, 15 adete kadar fotoğrafı dahili hafızasında saklayabiliyor.
Bilgi için: www.ttecplus.com

Dizüstü bilgisayarlara özel iki yeni fare

MICROSOFT yeni taşınabilir bilgisayar faresi Arc Mouse’u piyasaya sundu. Microsoft, ayrıca dizüstü bilgisayar faresi olan Wireless Notebook Optical Mouse 3000’in tasarımı yenilenmiş uyarlaması olan Wireless Mobile Mouse 3000’i de tanıttı.

Katlanabilir tasarımı ve fonsiyonelliğiyle dikkat çeken Arc Mouse, katlandığı zaman yarı yarıya küçülüyor. Arc Mouse ince, yay şeklindeki tasarımıyla dikkat çekiyor. Arc Mouse’un zarif ve katlanabilir yapısı, ürünün herhangi bir çantada kolayca taşınmasını sağlıyor. Ürün açıldığında kullanımı kolay bir fare halini alıyor. Üzerine takılabilen mıknatıslı mini alıcısıyla her yere kolayca taşınabiliyor. Boyu 1 santimetreden kısa olan alıcı dizüstü bilgisayarda rahat kullanım sağlıyor.
Ürün, özel göstergesiyle pil durumu yeterliyken yeşil, az olduğu zaman kırmızı yanıyor. 10 metreye kadar kablosuz bağlantı olanağı sunan ürün beraberinde taşıma kılıfıyla geliyor.

Microsoft’un diğer bir yeni faresi olan Wireless Mobile Mouse 3000 kolayca her yere taşınabiliyor. Yeni fare Türkiye’de siyah ve beyaz renklerde kullanıcılarla buluşacak.
Bilgi için: www.microsoft.com/turkiye


Logitech’ten dizüstü bilgisayarlar için kablosuz hoparlör seti


LOGITECH’IN yeni ürünü Z-500 Wireless Notebook Speaker, kullanıcılara bilgisayardan kablosuz müzik dinleme olanağı sunuyor. Kablo karmaşası olmadan dizüstü bilgisayarlarla uyum sağlayan hoparlör, kaliteli akustik sürücüleri sayesinde PC ve Mac bilgisayarlarda dengeli ses çıkışı sağlıyor. Dahili şarjlı piliyle 12 saat çalışabilen Z-500 ile müzik dinlemek için kablosuz USB eklentisini kullanmak yeterli.
Bilgi için: www.logitech.com.tr

Dizüstünde şık ve renkli bir seçenek


TASARIMI ve sunduğu renk seçenekleriyle dikkat çeken Sony Vaio’nun yeni modeli CS11, Türkiye pazarına sunuldu. Dizüstü bilgisayar, teknik özellikleriyle de her türlü ihtiyaca yanıt veriyor. Yeni serideki orijinal Vaio yazılımı, kullanıcıların sayısal dosyalarını yaratıcı bir şekilde düzenleyebilmeleri adına güçlü bir dahili zekâ kullanıyor. Vaio Music Box’taki ‘12 tone analysis’ teknolojisi sabit diskteki tüm müzik koleksiyonunu 24 ayrı modda kategorize edebiliyor ve kullanıcıya günün her saatine özgü ayrı tarz müzik sunabiliyor. Vaio Movie Story 12, ton analizi teknolojisinin yanında tema ve seslendirme tercihlerini video klipler ve fotoğraflarla eşleştiriyor.
Bilgi için: www.sony.com.tr

Hızlı dolum yapan şarj cihazı

ENERGIZER yeni ürünü Rapide şarj cihazını satışa sundu. Hızlı dolum özelliğine sahip olan Rapide, iki adet 2.450 miliamper standart kalem pil ve iki adet 1.000 miliamper ince kalem pille satılıyor ve bu pilleri 3,5 saatte şarj edebiliyor. Küçük ve derli toplu bir yapıya sahip olan ürün, pillerin şarj cihazından düşmesini engelleyen özel tasarıma sahip. Voltaj ve ısı kontrolü fonksiyonları da Rapide şarj cihazının diğer güvenlik özellikleri arasında yer alıyor. Cihazda bulunan LED ışıklardan pillerin şarj durumu görülebiliyor. Ürün, zamanlama özelliğiyle pillerin aşırı şarj edilmesini engelliyor. Zaman sınırına gelindiğinde, şarj cihazı kendiliğinden ‘damla şarj’ moduna geçiyor. Bu özellik sayesinde piller düşük bir akım ile şarj olarak, ihtiyacınız olduğunda kullanılmak üzere pillerin sürekli tam dolu olmasını sağlıyor. Cihazın bir diğer özelliği de şarj cihazına yanlış şekilde yerleştirilen pilleri tespit edip sizi uyarması. Otomatik zamanlayıcı sayesinde 6 saat sonra kendiliğinden kapanan cihaz, katlanır prizi sayesinde az yer kaplıyor.
Bilgi için:
www.energizer.com.tr

Yüzyılın deneyini CERN’deki Türk fizikçi anlattı

AVRUPA Nükleer Araştırma Kurumu (CERN) tarafından 13,7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama’dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturmak için yaptığı deneyin ilk aşaması başarıyla tamamlandı. Bu deneyi sizler için Türk fizikçi Kerem Cankoçak’a yorumlattık.
Hızlandırıcının üzerindeki herbiri birkaç katlı apartman büyüklüğündeki 4 dedektör de, yıllar süren hazırlıklardan sonra veri toplamaya başladı. CERN laboratuvarında yer alan bu deneyler CMS, ATLAS, LHCB ve ALICE olarak isimlendirildi. Protonların 14 TeV (trilyon elektron volt) merkezi enerjisinde çarpışacakları bu deneyler, araştırmacılara evrenin ilk zamanlarını anlama imkanı verecekler. LHC deneylerinden en büyükleri olan ve Türkiye’nin resmi olarak katıldığı ATLAS ve CMS deneylerinde yapılacak araştırmalar birbirine çok benziyor. Şimdilik sadece 450 MeV enerjili protonlarla başlayan LHC hızlandırıcısı kademeli olarak protonların enerjisini artırarak, yaklaşık bir yıl içinde 7 TeV enerjiye çıkacak. Herbiri 7 TeV enerjiye sahip olan ve 27 kilometrelik dairesel tünel içinde ışık hızına çok yakın hızlarda yol alan protonlar kafa kafaya çarpışarak 14 TeV’luk merkezi enerji meydana getirecekler. Böylelikle atom altı dünyasının şimdiye kadar göremediğimiz bölgelerini inceleme olanağına kavuşacağız. Enerji yoğunluğu, evrenin başlangıcındaki Big Bang (Büyük Patlama) koşullarına yakın olduğundan dolayı, basında LHC deneyleri “Big Bang” deneyleri adıyla da adlandırılıyor. Ancak mutlak anlamda üretilen enerji bir kibrit ateşi kadar bile değil.
LHC deneylerinin amaçları
Bu deneylerin temel amacını, parçacık fiziğinde varılan son nokta olan standart model adını verdiğimiz teorinin yanıtlayamadığı sorulara yanıt bulmak diye özetleyebiliriz. Standart model bize maddenin yapı taşlarının nasıl davrandığını ve birbirleriyle nasıl etkileştiklerini açıklamakta ama bunların nedenleri hakkında bilgi vermemektedir. Yaklaşık yüzyıldır devam eden maddenin yapıtaşlarını araştırma aşamasında geldiğimiz son nokta Standart Model’dir. Her ne kadar birçok deneyle desteklenen bu model, içinde yaşadığımız evrende neler olduğunu bize çok güzel bir şekilde açıklasa da, ortada yanıtlanmamış bazı sorular bulunmaktadır. Standart Model için gerekli olan bir parçacık (ki buna Higgs parçacığı diyoruz) henüz keşfedilmedi. Standart modele göre, maddenin yapı taşları olan temel parçacıklar altı lepton, altı kuark ve bunlar arasındaki temel etkileşmeleri gerçekleştiren aracı parçacıklardır. Bu modele göre, parçacıkların kütlelerinin nereden geldiklerini açıklayabilmek için Higgs alanı adı verdiğimiz ve henüz keşfedilmemiş bir temel-etkileşim alanına ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla Higgs parçacığının var olup olmadığı sorusunun yanıtlanması Standart Model açısından son derece önemli. CMS deneyi ve diğer LHC deneyleri, öncelikle Higgs parçacığını aramak ve böyle bir parçacık varsa bunun kütlesini ve diğer özelliklerini ölçmeyi amaçlıyor. Standart Model içinde dışarıdan ithal ettiğimiz birçok parametre var. Tüm madde ve kütleye sahip kuvvet taşıyıcı alanlar kendiliğinden gerçekleşen Elektrozayıf simetri kırılması ile kütle kazanmaktadırlar. Fakat bu mekanizma tam olarak anlaşılabilmiş değil. Güçlü Nükleer Kuvvette Yük-ayna simetrisinin (CP) Kırılması Anlaşılabilmiş değil. Genel Görelilik kuramı Standart Model içinde yer almamaktadır. Bunlar ve bunlar gibi sorulara yanıt aramak için yaklaşık 15 yıl kadar önce LHC projesi ortaya atılmış ve LHC deneylerinin yapımına başlanmıştır. Hızlandırıcıda ilk çarpışmalar da yakında gerçekleşecektir. CMS, ATLAS gibi LHC deneylerinden sonuç almak içinse daha birkaç yıl beklemek gerekecek. Eğer şanslıysak ve teorik modellemeler doğruysa, birkaç yıl içinde çok önemli bilgilere ulaşacağız. LHC deneyleri herşeye rağmen daha 15-20 yıl devam edecek.
CERN’e üye olmak
Parçacık fiziği deneyleri teknoloji üretmek ya da yeni enerji kaynakları bulmak için yapılmazlar. Esas amaç bilimsel meraktır. Bilim tarihi boyunca temel fizik araştırmalarından elde edilen bilgiler yeni teknolojilerin geliştirilmesinde de kullanılmıştır. Bunlardan en bilinenleri şüphesiz W. Röntgen’in bulduğu X-ışınları (röntgen cihazı), nükleer enerji, tomografi cihazları ve son olarak da CERN’de keşfedilen internettir. Dolayısıyla insanın evreni anlamak için sarfettiği çaba, aynı zamanda insanlığa teknoloji olarak geri dönmektedir. Bu nedenle CERN gibi kuruluşlara üye olan ülkeler bu araştırmaları büyük paralar harcayarak desteklemektedirler. Günümüzde (ya da belki her zaman) bir ülkenin, bir toplumun gelişmesinin ilerlemesinin tek yolu bilimsel araştırmalardan geçmektedir. Bu nedenle Türkiye’nin de bir an önce CERN’e üye olması ve daha çok sayıda bilim adamımızın CERN’de çalışmaya gelmesi ülkemiz için büyük önem taşımaktadır.
kerem.cankocak@cern.ch

Krizleri asmanin yolu surec optimizasyonu

Krizleri aşmanın yolu süreç optimizasyonu

Haber Merkezi

Henüz 30’lu yaşların başında profesör unvanını alan ve akademik ortamda geliştirdiği birleşik veri sistemi mimarisi yaklaşımını iş dünyasına başarıyla uyarlayarak IDS Scheer’in doğuşuna önderlik eden August Wilhelm Scheer, şirketlerin günümüzün zorlu ekonomik koşullarında rekabet avantajı sağlamak için süreç iyileştirmesine önem vermeleri gerektiğini söylüyor. Scheer, “Şirketlerin hedefledikleri sonuçlara ulaşabilmeleri için mevcut süreçleri iyi değerlendirmeleri, gerekli değişimleri belirlemeleri ve etkin olarak uygulamaları şart. İş süreçlerinin etkin yönetimiyle şirketler iş yapış şekillerini iyileştirebilir, maliyetlerini düşürebilir ve daha esnek bir yapıya kavuşabilirler. Bu da iş süreçleri yönetimi olarak isimlendirdiğimiz kavramın önemini açıkça ortaya koyuyor” diyor.
Verimliliği etkileyen riskler belirleniyor
IDS Scheer’in uluslararası alanda iş süreçleri yönetiminin tüm aşamalarına dair danışmanlık ve yazılım hizmetlerini tek bir elden sunabilen yegane şirket olduğunun altını çizen Scheer, IDS Scheer’in Birleşik ARIS Değer Mühendisliği yaklaşımıyla müşterilerine ait kurumları bir bütün olarak ele aldıklarını belirtiyor. Süreçlerin mükemmelleştirilmesine yönelik ARIS Platformu sayesinde şirketlerin strateji, tasarım, uygulama ve kontrole dair iş süreçlerinin ideal hale getirilmesine yardımcı olduklarını söyleyen Scheer, “Örneğin ARIS Süreç Zekası ve Verimlilik Yönetimi Çözümü sayesinde artık anahtar verimlilik göstergelerinin canlı iş süreçlerinde ölçümlenmesini sağlayabiliyoruz. Bu da yöneticilere süreçlerin kapsamlı ve gerçek zamanlı bir görüntüsünü sunarak kararların temelini sağlamlaştırıyor. Amacımız şirketin verimliliğini tehlikeye atacak tüm riskleri hesaba katarak iş süreci yönetişimini garantilemek” diyor. (kaynak:BThaber)

Basari uzerine soylenmis sozler

BAŞARI ÜZERİNE SÖYLENMİŞ EN GÜZEL SÖZLER!

Başarı bir yolculuktur, bir varış noktası değil. Ben Sweetland

Ahlak konusunda en önemli dersler kitaplardan değil, yaşanan deneyimlerden alınır. Mark Twaın

Coşku, zekadan daha önemlidir. Albert Eınsteın

Başarının sırlarından biri, geçici başarısızlıkların bizi yenmesine izin vermemektir. Mark Kay

Yapabildiğimiz herşeyi yapsaydık, buna kendimiz bile şaşardık. Thomas Edison

Arzu varsa çözümde vardır. Anonim

Olumsuz düşünceleri zihinsel canavarlar halini almadan önce yok edin. Anonim

Düş kurmak değil, bir düşe sahip olmamak budalalıktır. Clıff Clavın, Cheers

Dünyada bir çok kabiliyetli kişiler, küçük bir cesaret sahibi olmadıkları için kaybolurlar. Sydney Smıth

Durmak ölüm, taklit uşaklıktır, çalışmak ve yetişmek ise hayat ve hürriyettir. L.Y. Rauke
Ne başarırsanız başarın, size yardım eden mutlaka vardır. Athea Gıbson

Başarı isdediğini elde etmek, mutluluksa elde ettiğini sevmektir. Brown

Mağlubiyete uğrayınca ümitsizliğe kapılma, her başarısızlıkta bir zafer arzusu yatar. Germaın Martın

İyi bir başlangıç, yarı yarıya başarı demektir. Andre Gıde

Her şeyin mühim noktası, başlangıçtır. Eflatun

Bütün büyük işler, küçük başlangıçlarla olur. Cıcero

Çalışanlar, kötülük düşünmeye vakit bulamazlar. Çalışmayanlar ise, kendilerini kötülükten kurtaramazlar. Hz. Ali

Basit bir adamın elinden geleni yapmaya çalışması, zeki bir adamın tembelliğinden iyidir. G. Gracıan

En büyük zaman hırsızı kararsızlıktır. C. Floru

İyiliği, hastalığı, sefaleti, mutluğu, zenginliği, fakirliği yapan zihindir. Edmund Spencer

Gülümseyin: öyle samimi ve sıcakolun ki her sıktığınız ele, ruhunuzu da katın. Dale Carnegia
Yapabilirler çünkü yapabileceklerini düşünüyorlar. Virgil

Limiti koyan zihindir. Zihin bir şeyi yapabileceğini kestirebiliği kadar başarılı olur. Yüzde 100 inandığın sürece her şeyi yapabilirsiniz. Arnold Schwarzenegger

Aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz. Cladue Bernard

Bazı yenilgilerin nedeni, insanların işi yarıda bıraktıklarında, başarıya ne kadar yakın olduklarını bilememeleridir. Thomas Edison

Demir mıklatısa aşıktır. Hep ona doğru koşar, zaferde sabra aşıktır ve devamlı ona koşar. Sühreverdi

Her eylemin atası düşüncedir. Ralph Waldo Emerson

Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir. Latin Atasözü

Batan güneş için ağlayın, yeniden doğduğunda ne yapacağınıza karar verin. Dale Carnegde

Zor bir iş, zamanında yapmamız gerekip de yapmadığımız kolay şeylerin birikmesiyle oluşur. . Henry Ford

Plansız çalışan kimse, ülke ülke dolaşıp hazine arayan bir insana benzer. Descartes

Rüzgarın yönünü tayin edemeyiz ama geminin yönün değitirebiliriz. Enaca

7 Gunde Zekanizi Parlatin

7 GÜN BUNLARI YAPIN, ZEKANIZ PARLASIN!

Yazan: Ana Kaynak: The Guardian-Men�s Health

7 günde Einstein gibi olmanın yolları

Hangimiz bir gün yataktan kalkıp da daha akıllı olduğumuzu görmek istemeyiz ki? Bu dilek her ne kadar ütopik olarak görülse de bir bilim adamının yöntemi, 1 hafta gibi kısa bir sürede, zekayı yüzde 40 oranında artırmanın mümkün olduğunu ortaya koydu. Beynin herhangi bir kas gibi olduğunu ve egzersizlerle güçlenebileceğini öne süren İskoçya�daki Edinburgh Üniversitesi�nin Biyomedikal Bölümü�nden Prof. Mark Lythgoes�in 1 hafta süren programı BBC�de yayınlandı. Programa katılan 100 kişinin IQ�larında, yüzde 40 oranına varan artış görüldü. Bu artış katılımcıların programa katılmadan önce girdikleri testle, programdan sonra uygulanan test sonuçları karşılaştırılarak elde edildi.

İşte bir haftalık program

Cumartesi: Dişinizi her zaman kullandığını elinizle değil, diğeriyle fırçalayın. Ve gözünüzü kaparatak duş alın.

Pazar: Sabah saatlerinde bulmaca çözün. Ve kısa yürüyüşe çıkın.

Pazartesi: Akşam yemeğinde yağlı balık yiyin. İşe ya yürüyerek ya bisikletle ya da daha önce kullanmadığınız bir araçla gidin.

Salı: Sözlükten bilmediğiniz sözcükleri öğrenin. Ve bunları günlük konuşmanızda kullanmaya çalışın.

Çarşamba: Yoga, Pilates ya da meditasyon derslerine katılın. Daha önce tanımadığınız bir insanla konuşun.

Perşembe: İşe daha önce kullanmadığınız bir yoldan gidin. Televizyondaki ciddi bilgi programlarını izleyin.

Cuma: Alkol ve kafein tüketmekten kaçının. Alışverişe çıkarken listeyi ezberlemeye çalışın.
Kaynak : www.vatanim.com.tr